Bireyselleşen Dünya, Fikirler ve Her Şeye Farklı Bir Bakış Açısı

Dünya giderek bireyselleşiyor. İnsanlar giderek bireyselleşiyor. Herkesin bireyselleştiği bir dünyada, zamanla, düşünceler de bireyselleşiyor. Kişiler kendileri için düşündükçe, onlar için düşünenler de oluyor. Daha doğru bir söyleyişle, onların bu kişisel düşüncelerini bilip ona göre ürünler üretme işini yapanlar da oluyor. Bu kimseler, bireysel yaşam biçimini her şey zannedenlerin isteyecekleri ürünleri üreterek onların daha da yalnızlaşmasına göz yumuyor ve destek oluyorlar.

Özellikle son yıllarda kullanılan bireysel düşüncelerde ve bireysel eşyalarda bir artış yaşandı. Artık insanlar daha fazla kendilerini düşünüyorlar ve bunun için çalışıp çabalıyor ve fikir beyan ediyorlar. Ayrıca kullandıkları araç ve gereçler de onları bu yalnızlıklarına iten etmenlerden başta gelen bir tanesidir. Bu kullanım eşyalarından biri olan cep telefonları, insanların her yerde hayata bağlanmalarını sağlarken diğer yandan da onları yalnızlaştırmak suretiyle onları bağladığı bu ortamdan çok uzaklara gönderiyor.

Kişilerin, hemen her yerde cep telefonlarına gömülmesi, onların sosyal ilişkilerinde sıkıntılara yol açarken, insanların karşılıklı saygılarını da yerle bir ediyor. Bir ortamda bulunan insan, arkadaşlarıyla konuşurken, şakalaşırken, eğlenirken diğer bir ortamda bulunan insan ise cep telefonuna yumulmuş, onunla ilgileniyor ve arkadaşlarına arada sırada destekleme veya ufak tefek tepkilerle katılmaya çalışıyor. Bu da haliyle bir takım sıkıntılara neden olmaktadır. Kişilerin toplumsal ilişkilerini, sosyal ağlara sınırlayan bir sistemde normal karşılansa da, insanların birbirleriyle iletişim kurmalarında en büyük pay sahibi olan konuşmaya olan ihtiyaç had safhadadır.

04_DEU_008_ozhany_0011-300x225

Toplumsal İlişkilerin Kişiler Üzerindeki Etkileri-2

 toplum-insan

Bireysel düşünce ve toplumsal düşünce kavramları, insanların zihin yapılarında oluşan kavramlardır ve bunlar insan psikolojisi üzerinde müthiş bir etkiye sahiptir. Örnek vermek gerekirse, kişinin kafasındaki “arkadaşım var” düşüncesi; ona bir destekçi, bir moral verici etkiye sahiptir. Ancak bunun tam aksine “hiç arkdaşım yok” fikri de onun moralini bozan ve yalnızlığa iten bir etkiye sahiptir. Aynen burada olduğu gibi, “bireysel yaşam” düşüncesi de kişiyi yalnızlaştıran bir etkendir. Çünkü her birey kendi için çalışmakta ve kendini düşünmektedir. Böyle bir ortamda insanlarda güven duygusunun azalması, hatta tükenmesi de olağandır. Bu durumun kişi üzerinde bırakacağı etkiyi ise söylemeye gerek bile yok.

Bunun yanında toplumsal yaşama bakıldığında ise kişilerin bir birliktelik ve harmoni içerisinde yaşadıkları görülmektedir bu yaşantıda fiziksel bir yarar da vardır zihinsel bir yarar da. Fiziksel olarak, kişilerin birbirine yardımcı olması, kendi varlığını bir diğerinin de var olmasında bulması gibi pratikler, toplumsal yaşamı cezbedici hale getiren şeylerdir. Zihinsel manada ise kişiye, çok büyük yardımı olduğu su götürmez bir gerçektir. Kişi, kendisini tek ve yalnız bir birey olarak değil, bir toplumun parçası olarak görür ve bu durum onun sorumluluklarını ve yükünü hafifletir. Toplumu meydana getiren parçalardan sadece biri olmanın yeterli olması, onu zihinsel olarak rahatlatır ve psikolojik olarak ona destek sağlar. Kişi yalnız olmadığının bilinciyle daha rahat ve kaygısız bir yaşam sürer.

kişisel-gelişim-ve-bireysel-yaşam

Toplumsal İlişkilerin Kişiler Üzerindeki Etkileri-1

kişisel-gelişim-ve-bireysel-yaşam

Toplum bütün bir yapıdır. Birçok farklı, küçük yapının bir araya gelerek oluşturduğu bir yapı. Liberalizmin dünyaya yayılmasıyla toplumun bir bütün olduğu kabulu çürümeye başlamıştır. Bireyselcilik temelli bir düşünce olan liberalizm ile toplumu oluşturan bireyler daha ön plana çıkmış ve önem kazanmıştır. Bu durumun artı yanları olduğu gibi eksi yanları da vardır.

Toplumu oluşturan bireyleri tek tek ele aldığımızda, birlikte hareket etme gibi bir zorunluluk ve ‘topluma ayak uydurmak’ dediğimiz mesele ortadan kalkıyor. Herkes kendinden sorumlu ve başka kimseye karşı bir borcu yok. Bu düşüncede olan bireyler daha özgür olarak yetişiyorlar.

Ancak bu kadar özgürlük zarar getirir mi?

Bireyler özgürleştikçe kendilerini daha rahat ifade ediyorlar ve kendi gelişimleri için daha fazla zaman ve enerji harcıyorlar. Çünkü bireysel bir dünyada kişi sadece ve sadece kendi çabalarıyla ayakta kalabilmekte ve toplumdan bir yardım görmemektedir. Bu durumda psikolojik olarak da bir yalnızlığa itilen birey, kendisini kariyerine verir ve kişisel yükselişini tamamlamaya çalışır. Hem bu tür psikolojik etkenler hem de kendisinden başka bir yardımcısı ve dayanağı olmamasından dolayı daha çok çalışma ihtiyacı duyar. Alış veriş yapmak, gezmek ve eğlenmek gibi aktiviteler maddi kaynak istemektedir. Çünkü bireyselleşen toplumlarda tüketim de hayatın vazgeçilmezlerinden olur. Bireysel düşüncenin kurbanı olan birçok örnek de mevcuttur.