<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>GerçekPortal için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.gercekportal.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gercekportal.com</link>
	<description>Hayata ve Gündeme dair...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 07:25:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>İletişim yazısına helin demir tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/iletisim/comment-page-1/#comment-3377</link>
		<dc:creator>helin demir</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 07:25:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?page_id=32#comment-3377</guid>
		<description>SÖZDE KÜRT LİDERLER
	Araştırmacı gazeteciliğin günümüzdeki önderlerinden Saygı Öztürk, “Apo Olayının Perde Arkası” isimli kitabında Abdullah Öcalan’ın PKK’nın sözde ünlü komutanlarına yönelik değerlendirmelerine yer vermişti. Apo’ya göre lider kadronun önemli bir kısmının son derece yetersiz, kişiliksiz ve askeri yönden zayıf olduğu görülüyordu. PKK içerisinde hiç kimsenin birbirini sevmediği, örgüt içerisinde sevmeyi suç sayan anlayış nedeniyle kadroların da birbirlerinden nefret ettikleri biliniyordu. Bu kez de “Kürdistan Post” sitesinde yayınlanan “Burhan Kemal” imzalı bir yazıda sözde Kürt liderlerin neden diktatörleştiğine ilişkin açıklamalara yer veriliyor.
	Burhan Kemal, bazı Kürt örgütlerinin birbirlerine yaptıkları ve söylediklerinin kelimelere aktarılmasının bile yakışıksız kabul edileceğine, bazılarının düşmandan çok birbirlerine düşman, ağza alınmayan karalamalarla birbirlerini karaladıklarına değinerek, birbirlerini yerli yersiz yerenlerin çokluğundan dolayı doğru söylenilen şeylerin de ayak altına alınarak amacına ulaşamadığından bahsediyor.
	Söz konusu yazıda, PSK (Kürdistan Sosyalist Partisi) ve PKK’nın sözde liderleri Kemal Burkay ve Abdullah Öcalan’ın kaderleri ve yaptıkları ile kişiliklerinin bazı noktalarda kesiştiği belirtilerek, ikisinin yıldızının her nedense bugüne kadar bir türlü barışamadığı kaydediliyor. Burkay ve Öcalan’ın hep birbirlerini rakip ve düşman gördükleri hatırlatılarak, iyi ilişkiler sürdürmüş olsalardı Türkiye’nin bugün karşısında barış görüşmelerini sürdüren güçlü bir Kürt grubunu göreceği kaydediliyor.
	PSK’nın eski lideri Kemal Burkay’ın aktif politikadan çekilip Stockholm’de oturarak yazarlığı politikaya tercih ettiği, anılarına bakıldığında eski yoldaşlarını mezarlarında onların yaşayan eş ve çocuklarını da günlük yaşamda dahi rahat bırakmayacak kadar hayattan dersler çıkarmamışa benzediği aktarılıyor.
	Son günlerde ses getirmeyen Burkay’ın anılarının 1.cildinden sonra 2. cildinin de basıldığına, Burkay’ın anılarında partisinin eski merkez komitesindeki vefat eden ya da şehit olan yoldaşlarına ölümlerinden sonra hiç de yoldaşça olmayan yakıştırmalarda bulunduğu için büyük eleştiriler almakta olduğuna, neden bu kadar hata yaptım diye kendisine sorabilmesi halinde anıların bir şey ifade edeceğine işaret ediliyor. Hiç kimseye güven duymayan Kemal Burkay gibilerin zamanı gelince kendisinin de aynı konuma düşeceğini hesapta uzak tutmamasının gerektiğine, bu konuda sadece lider veya liderleri sorumlu tutarak onları yalnızlaştıranların da en az liderler kadar sorumluluk duymak zorunda olduklarına, Kürt liderleri diktatörleştirenlerin çoğu kez onların en yakın çevresi olduğuna, el oğuşturarak, her denilene evet diyerek yanlış haberlerle liderleri kıskaç ve çembere alan lider çevresinin de en azından hata yapan liderler kadar sorumlu olduklarına dikkat çekiliyor. Kemal Burkay’ın politik olarak yoldaşlarını birer birer mefta haline getirirken bugünlerini de düşünmesi gerektiği, olaylara seyirci kalışı ve sessizliği tercih etmesi, gelecekte politik araştırmalar yapacak olan Kürt bilim adamlarının konusunu teşkil edecek kadar karmaşık olduğu belirtiliyor.
	Kemal Burkay ile Abdullah Öcalan’ı eleştirmenin hem zor hem de çok kolay olduğu, onların örgütünde olup da onları eleştirenlerin ateşle oynamış sayılacakları, eleştiriyi yapanların bir daha iflah olmayacakları, onlara dokunanların artık kendini yanmış bileceği, her ikisinin de eleştirilecek yönlerinin saymakla bitmeyeceği değerlendiriliyor.
	Kemal Burkay ve Abdullah Öcalan’ın benzer yönlerinin bulunduğu, Burkay’ın, kendisi için her an ölüme gidecek olan fedailerini gözlerini kırpmadan harcayabilmiş bir politikacı olduğu, bu konumda olan yoldaşlarını harcarken üzüldüğüne dair hiçbir yerde hiçbir yazısına rastlanmadığı, her zaman ayrılanları veya atılanları suçladığı, etrafında ikinci bir güçlü politikacının yetişip gelişmesine fırsat vermediği, aynı özelliği Abdullah Öcalan’da görmenin mümkün olduğu, her ikisinin de etraflarında kendilerini öven ve hiçbir eleştiri yapmayan bir kitleyi tercih ettikleri, her dediğini yapan ve her istediğini hükmeden liderin zamanla hiç farkına varmadan diktatörleştiğini bile görüp fark edemediği Kemal Burkay’ın bir çok arkadaşını politik olarak ortadan kaldırırken, Abdullah Öcalan’ın politik olarak bitirmenin yanı sıra fiziki olarak da ortadan kaldırmayı sıkça uyguladığı vurgulanıyor.
	PSK ve PKK’nın Kürt halkının kaderine etki edecek kadar bir role sahip oldukları, biri diğerini terörist ve diğer suçlamalarla suçlarken diğerinin de onun elini kolunu bağlayarak işlevsiz bir konuma düşürdüğü, ulusal açıdan her iki Kürt hareketinin kaybederken, en çok kan kaybedenin de aslında Kürt halkının kendisi olduğu ifade ediliyor.
	Sonuç olarak birbirine kuşkulu gözlerle bakan, birbirlerini düşmanların saflarında gören hareketlerin devrim yapamayacakları, birbirlerinin önünü kesen ve birbirlerine üstünlük kurmak için akla hayale gelmeyen sıfatlar yakıştıranların hedeflerine erişemeyecekleri düşünülüyor.
	Helin Demir
	helindem@mynet.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SÖZDE KÜRT LİDERLER<br />
	Araştırmacı gazeteciliğin günümüzdeki önderlerinden Saygı Öztürk, “Apo Olayının Perde Arkası” isimli kitabında Abdullah Öcalan’ın PKK’nın sözde ünlü komutanlarına yönelik değerlendirmelerine yer vermişti. Apo’ya göre lider kadronun önemli bir kısmının son derece yetersiz, kişiliksiz ve askeri yönden zayıf olduğu görülüyordu. PKK içerisinde hiç kimsenin birbirini sevmediği, örgüt içerisinde sevmeyi suç sayan anlayış nedeniyle kadroların da birbirlerinden nefret ettikleri biliniyordu. Bu kez de “Kürdistan Post” sitesinde yayınlanan “Burhan Kemal” imzalı bir yazıda sözde Kürt liderlerin neden diktatörleştiğine ilişkin açıklamalara yer veriliyor.<br />
	Burhan Kemal, bazı Kürt örgütlerinin birbirlerine yaptıkları ve söylediklerinin kelimelere aktarılmasının bile yakışıksız kabul edileceğine, bazılarının düşmandan çok birbirlerine düşman, ağza alınmayan karalamalarla birbirlerini karaladıklarına değinerek, birbirlerini yerli yersiz yerenlerin çokluğundan dolayı doğru söylenilen şeylerin de ayak altına alınarak amacına ulaşamadığından bahsediyor.<br />
	Söz konusu yazıda, PSK (Kürdistan Sosyalist Partisi) ve PKK’nın sözde liderleri Kemal Burkay ve Abdullah Öcalan’ın kaderleri ve yaptıkları ile kişiliklerinin bazı noktalarda kesiştiği belirtilerek, ikisinin yıldızının her nedense bugüne kadar bir türlü barışamadığı kaydediliyor. Burkay ve Öcalan’ın hep birbirlerini rakip ve düşman gördükleri hatırlatılarak, iyi ilişkiler sürdürmüş olsalardı Türkiye’nin bugün karşısında barış görüşmelerini sürdüren güçlü bir Kürt grubunu göreceği kaydediliyor.<br />
	PSK’nın eski lideri Kemal Burkay’ın aktif politikadan çekilip Stockholm’de oturarak yazarlığı politikaya tercih ettiği, anılarına bakıldığında eski yoldaşlarını mezarlarında onların yaşayan eş ve çocuklarını da günlük yaşamda dahi rahat bırakmayacak kadar hayattan dersler çıkarmamışa benzediği aktarılıyor.<br />
	Son günlerde ses getirmeyen Burkay’ın anılarının 1.cildinden sonra 2. cildinin de basıldığına, Burkay’ın anılarında partisinin eski merkez komitesindeki vefat eden ya da şehit olan yoldaşlarına ölümlerinden sonra hiç de yoldaşça olmayan yakıştırmalarda bulunduğu için büyük eleştiriler almakta olduğuna, neden bu kadar hata yaptım diye kendisine sorabilmesi halinde anıların bir şey ifade edeceğine işaret ediliyor. Hiç kimseye güven duymayan Kemal Burkay gibilerin zamanı gelince kendisinin de aynı konuma düşeceğini hesapta uzak tutmamasının gerektiğine, bu konuda sadece lider veya liderleri sorumlu tutarak onları yalnızlaştıranların da en az liderler kadar sorumluluk duymak zorunda olduklarına, Kürt liderleri diktatörleştirenlerin çoğu kez onların en yakın çevresi olduğuna, el oğuşturarak, her denilene evet diyerek yanlış haberlerle liderleri kıskaç ve çembere alan lider çevresinin de en azından hata yapan liderler kadar sorumlu olduklarına dikkat çekiliyor. Kemal Burkay’ın politik olarak yoldaşlarını birer birer mefta haline getirirken bugünlerini de düşünmesi gerektiği, olaylara seyirci kalışı ve sessizliği tercih etmesi, gelecekte politik araştırmalar yapacak olan Kürt bilim adamlarının konusunu teşkil edecek kadar karmaşık olduğu belirtiliyor.<br />
	Kemal Burkay ile Abdullah Öcalan’ı eleştirmenin hem zor hem de çok kolay olduğu, onların örgütünde olup da onları eleştirenlerin ateşle oynamış sayılacakları, eleştiriyi yapanların bir daha iflah olmayacakları, onlara dokunanların artık kendini yanmış bileceği, her ikisinin de eleştirilecek yönlerinin saymakla bitmeyeceği değerlendiriliyor.<br />
	Kemal Burkay ve Abdullah Öcalan’ın benzer yönlerinin bulunduğu, Burkay’ın, kendisi için her an ölüme gidecek olan fedailerini gözlerini kırpmadan harcayabilmiş bir politikacı olduğu, bu konumda olan yoldaşlarını harcarken üzüldüğüne dair hiçbir yerde hiçbir yazısına rastlanmadığı, her zaman ayrılanları veya atılanları suçladığı, etrafında ikinci bir güçlü politikacının yetişip gelişmesine fırsat vermediği, aynı özelliği Abdullah Öcalan’da görmenin mümkün olduğu, her ikisinin de etraflarında kendilerini öven ve hiçbir eleştiri yapmayan bir kitleyi tercih ettikleri, her dediğini yapan ve her istediğini hükmeden liderin zamanla hiç farkına varmadan diktatörleştiğini bile görüp fark edemediği Kemal Burkay’ın bir çok arkadaşını politik olarak ortadan kaldırırken, Abdullah Öcalan’ın politik olarak bitirmenin yanı sıra fiziki olarak da ortadan kaldırmayı sıkça uyguladığı vurgulanıyor.<br />
	PSK ve PKK’nın Kürt halkının kaderine etki edecek kadar bir role sahip oldukları, biri diğerini terörist ve diğer suçlamalarla suçlarken diğerinin de onun elini kolunu bağlayarak işlevsiz bir konuma düşürdüğü, ulusal açıdan her iki Kürt hareketinin kaybederken, en çok kan kaybedenin de aslında Kürt halkının kendisi olduğu ifade ediliyor.<br />
	Sonuç olarak birbirine kuşkulu gözlerle bakan, birbirlerini düşmanların saflarında gören hareketlerin devrim yapamayacakları, birbirlerinin önünü kesen ve birbirlerine üstünlük kurmak için akla hayale gelmeyen sıfatlar yakıştıranların hedeflerine erişemeyecekleri düşünülüyor.<br />
	Helin Demir<br />
	<a href="mailto:helindem@mynet.com">helindem@mynet.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İletişim yazısına helin demir tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/iletisim/comment-page-1/#comment-3376</link>
		<dc:creator>helin demir</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 07:24:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?page_id=32#comment-3376</guid>
		<description>AMERİKALI UZMANDAN TÜRKİYE’YE KÜRT SORUNU KONUSUNDA ÖVGÜ
	Bölgede ve dünyada yaşanan değişim sürecinin etkisiyle, Türkiye Kürt sorununun çözümü bakımından önemli bir noktaya gelmiş durumda bulunuyor. 29 Temmuz 2009 tarihinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın verdiği startla başlayan Kürt açılımı, sonraki adıyla demokratik açılım, Türkiye’nin barış, demokrasi ve Kürt sorununun çözümü yönünde şimdiye kadar attığı en önemli adımlardan biri olarak yorumlanıyor. Kürt sorununun özgür bir biçimde tartışılmaya açılmasının sorunun çözümü için gerekli atmosferin oluşmasına katkıda bulunduğu biliniyor. Demokratik açılımla ilgili çalışmalar son hızla sürerken olumlu-olumsuz tepkiler de gündemdeki yerini koruyor. Amerikalı uzman Graham Fuller’in görüşleri de olumlu tepkilerden bir tanesi olarak basında yer alıyor.
	Türkiye ve Orta Doğu üzerine çalışmalarıyla tanınan  ve bir süre önce Washington’da bir toplantıya katılan Amerikalı uzman Graham Fuller, Amerika’nın Sesi Radyosu’nda 09 Mart 2010 tarihinde yayınlanan açıklamasında; Türkiye’de Kürt sorununun çözümü yönünde kaydedilen ilerlemeyi övüyor. Demokratik açılımın bazı açılardan başarısızlığa uğradığını söyleyen Graham Fuller, buna rağmen Türkiye’de bu konuda bir değişim yaşandığını belirtiyor.
	12 yıl önce Lehigh Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Henri Barkey ile birlikte Türkiye’de Kürt sorunuyla ilgili bir kitap yazdığını hatırlatan Fuller, “Bu kitapta Türk toplumunun Kürtlerin varlığını tanıması ve Kürt kültürüne saygılı olması gerektiğini savunduğunu” ifade ediyor. Graham Fuller, şimdi gelinen noktada Kürtlerin varlığının kabul edildiğini, Kürt, Kürtçe ve Kürt tarihi gibi terimlerin masaya yatırıldığını kaydederek, bu tamamlananların işin % 75’ini oluşturduğunu söylüyor.
	Amerika’nın Sesi Kürtçe servisine konuşan Graham Fuller, bütün bu gelişmelerin önemli olduğunu vurgulayarak son yaşanan ilerlemeleri PKK ya da başka kesimlerin istismar etmesinden kaygılandığını aktarıyor. Açılımın başarısızlığa uğraması halinde ise barış yanlısı Kürtlerin önemli fırsatlar kaçıracağını savunuyor. Bu nedenle BDP’nin ılımlı politikalar izleyerek kendini terör örgütü PKK’dan uzaklaştırması gerektiğini bildiriyor.
	Graham Fuller İmralı sakini Abdullah Öcalan’ın da barışçı sürece katılmayı arzu edebileceğine işaret ederek, dışlanmak istemeyeceğini düşünüyor.
	Uzun yıllardan sonra Kürt sorununun demokratik biçimde çözümüne dair adımların atılması çok önemli bir gelişme olarak yorumlanırken, barış ve çözümü destekleyenlerin fikirsel katkıları konuya daha bir anlam ve önem katıyor. Demokratik açılımın başarılı sonuçlara ulaşabilmesi için terör örgütü PKK’nın kesinlikle silahlara veda etmesi “olmazsa olmaz” koşul sayılırken, dış devletlerin bu konudaki destekleri, Avrupa’da çeşitli ülkelerde gerçekleşen son operasyonlar, uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
	Helin Demir
	helindem@mynet.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>AMERİKALI UZMANDAN TÜRKİYE’YE KÜRT SORUNU KONUSUNDA ÖVGÜ<br />
	Bölgede ve dünyada yaşanan değişim sürecinin etkisiyle, Türkiye Kürt sorununun çözümü bakımından önemli bir noktaya gelmiş durumda bulunuyor. 29 Temmuz 2009 tarihinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın verdiği startla başlayan Kürt açılımı, sonraki adıyla demokratik açılım, Türkiye’nin barış, demokrasi ve Kürt sorununun çözümü yönünde şimdiye kadar attığı en önemli adımlardan biri olarak yorumlanıyor. Kürt sorununun özgür bir biçimde tartışılmaya açılmasının sorunun çözümü için gerekli atmosferin oluşmasına katkıda bulunduğu biliniyor. Demokratik açılımla ilgili çalışmalar son hızla sürerken olumlu-olumsuz tepkiler de gündemdeki yerini koruyor. Amerikalı uzman Graham Fuller’in görüşleri de olumlu tepkilerden bir tanesi olarak basında yer alıyor.<br />
	Türkiye ve Orta Doğu üzerine çalışmalarıyla tanınan  ve bir süre önce Washington’da bir toplantıya katılan Amerikalı uzman Graham Fuller, Amerika’nın Sesi Radyosu’nda 09 Mart 2010 tarihinde yayınlanan açıklamasında; Türkiye’de Kürt sorununun çözümü yönünde kaydedilen ilerlemeyi övüyor. Demokratik açılımın bazı açılardan başarısızlığa uğradığını söyleyen Graham Fuller, buna rağmen Türkiye’de bu konuda bir değişim yaşandığını belirtiyor.<br />
	12 yıl önce Lehigh Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Henri Barkey ile birlikte Türkiye’de Kürt sorunuyla ilgili bir kitap yazdığını hatırlatan Fuller, “Bu kitapta Türk toplumunun Kürtlerin varlığını tanıması ve Kürt kültürüne saygılı olması gerektiğini savunduğunu” ifade ediyor. Graham Fuller, şimdi gelinen noktada Kürtlerin varlığının kabul edildiğini, Kürt, Kürtçe ve Kürt tarihi gibi terimlerin masaya yatırıldığını kaydederek, bu tamamlananların işin % 75’ini oluşturduğunu söylüyor.<br />
	Amerika’nın Sesi Kürtçe servisine konuşan Graham Fuller, bütün bu gelişmelerin önemli olduğunu vurgulayarak son yaşanan ilerlemeleri PKK ya da başka kesimlerin istismar etmesinden kaygılandığını aktarıyor. Açılımın başarısızlığa uğraması halinde ise barış yanlısı Kürtlerin önemli fırsatlar kaçıracağını savunuyor. Bu nedenle BDP’nin ılımlı politikalar izleyerek kendini terör örgütü PKK’dan uzaklaştırması gerektiğini bildiriyor.<br />
	Graham Fuller İmralı sakini Abdullah Öcalan’ın da barışçı sürece katılmayı arzu edebileceğine işaret ederek, dışlanmak istemeyeceğini düşünüyor.<br />
	Uzun yıllardan sonra Kürt sorununun demokratik biçimde çözümüne dair adımların atılması çok önemli bir gelişme olarak yorumlanırken, barış ve çözümü destekleyenlerin fikirsel katkıları konuya daha bir anlam ve önem katıyor. Demokratik açılımın başarılı sonuçlara ulaşabilmesi için terör örgütü PKK’nın kesinlikle silahlara veda etmesi “olmazsa olmaz” koşul sayılırken, dış devletlerin bu konudaki destekleri, Avrupa’da çeşitli ülkelerde gerçekleşen son operasyonlar, uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.<br />
	Helin Demir<br />
	<a href="mailto:helindem@mynet.com">helindem@mynet.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>eleman alımı:sağlık bakanlığı 6 bin 98 sağlık personeli alacak,sağlık bakanlığı eleman alımı yazısına narin arıöz tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/12/20/eleman-alimisaglik-bakanligi-6-bin-98-saglik-personeli-alacaksaglik-bakanligi-eleman-alimi/comment-page-1/#comment-3341</link>
		<dc:creator>narin arıöz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 17:24:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=831#comment-3341</guid>
		<description>ÖRNEK DOKTOR  SERAP GÜVEN 
diş 5 yıldır her gidişinde dişinizin sökülmesi gerekir sökeceğiz diyen doktorlardan kacan narin arıöz komle alt dişlerinin agrıması üzerine osmanlı diş merkezine tedavi için gittiğinde ağrıya dayanamıyorum cekilsin dediği halde örnek doktor  SERAP  GÜVEN Tanimadığı halde cekmeyeceğim tedavi edeceğim diyerek kanal tedavisiyle  5 dişi çekilmekten kurtardı*YILLARCA AĞRI CEKTİĞİNİ BELİRTEN ARIÖZ  İŞTE BUDUR  İŞİN ZORLUĞUNDAN ZİYADE HASTANIN SAĞLIĞINI DÜŞÜNEN  ACISINI DİNDİREN  ÖRNEK DOKTORLUK* BİLİNDİĞİ GİBİ BAZI HASTAHANELERDE  DOKTORLAR UZAKTAN  BAKMAKTA VE ZOR OLDUĞUNU ANLAYINCA DİŞLERİ CEKİP HASTALARI GÖNDERMEKTEDİR KENDİSİNE GIYABINDA TEŞEKKÜR EDERİM</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ÖRNEK DOKTOR  SERAP GÜVEN<br />
diş 5 yıldır her gidişinde dişinizin sökülmesi gerekir sökeceğiz diyen doktorlardan kacan narin arıöz komle alt dişlerinin agrıması üzerine osmanlı diş merkezine tedavi için gittiğinde ağrıya dayanamıyorum cekilsin dediği halde örnek doktor  SERAP  GÜVEN Tanimadığı halde cekmeyeceğim tedavi edeceğim diyerek kanal tedavisiyle  5 dişi çekilmekten kurtardı*YILLARCA AĞRI CEKTİĞİNİ BELİRTEN ARIÖZ  İŞTE BUDUR  İŞİN ZORLUĞUNDAN ZİYADE HASTANIN SAĞLIĞINI DÜŞÜNEN  ACISINI DİNDİREN  ÖRNEK DOKTORLUK* BİLİNDİĞİ GİBİ BAZI HASTAHANELERDE  DOKTORLAR UZAKTAN  BAKMAKTA VE ZOR OLDUĞUNU ANLAYINCA DİŞLERİ CEKİP HASTALARI GÖNDERMEKTEDİR KENDİSİNE GIYABINDA TEŞEKKÜR EDERİM</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>2009 da askere gidecekler,2009 asker celp dönemleri,asker yoklaması yazısına ozkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2008/12/20/2009-da-askere-gidecekler2009-asker-celp-donemleriasker-yoklamasi/comment-page-10/#comment-3335</link>
		<dc:creator>ozkan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 21:33:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=307#comment-3335</guid>
		<description>yunus 12 ve 10.cu boluge dusersen yasarsın dua et 6.cı boluge dusme yanarsın şimdiden hayırlı teskereler bende kutahyada acemilik yaptım sore istanbul şile ordandan balıkesir merkez</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yunus 12 ve 10.cu boluge dusersen yasarsın dua et 6.cı boluge dusme yanarsın şimdiden hayırlı teskereler bende kutahyada acemilik yaptım sore istanbul şile ordandan balıkesir merkez</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>iskambil falı yazısına mnik prenses tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/02/24/iskambil-fali/comment-page-1/#comment-3309</link>
		<dc:creator>mnik prenses</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 18:43:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=614#comment-3309</guid>
		<description>Bence de güzel anlatmamışsın ama ben bu falı biliyordum sadece hatırlamak için baktım.Ama bilmeyen biri için anlamak güç</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bence de güzel anlatmamışsın ama ben bu falı biliyordum sadece hatırlamak için baktım.Ama bilmeyen biri için anlamak güç</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>2009 yılı polislik sınavı,2009 polis alımı yazısına emrah tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/01/02/2009-yili-polislik-sinavi2009-polis-alimi/comment-page-9/#comment-3308</link>
		<dc:creator>emrah</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 14:30:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=431#comment-3308</guid>
		<description>arkadaslar bende lise sondayım polisliği düşünüyorum ama fettullah gülenin dersanesine gidiyom sorun olur mu bi yorum gördümde korktum acıkcası cvplarsanız sevinirim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arkadaslar bende lise sondayım polisliği düşünüyorum ama fettullah gülenin dersanesine gidiyom sorun olur mu bi yorum gördümde korktum acıkcası cvplarsanız sevinirim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nüfus sayımı:türkiye&#8217;nin il il nüfusu belli oldu,nufüsü artan ve azalan iller hangileri? yazısına mustafa tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/01/27/nufus-sayimiturkiyenin-il-il-nufusu-belli-oldunufusu-artan-ve-azalan-iller-hangileri/comment-page-1/#comment-3307</link>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 13:33:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=545#comment-3307</guid>
		<description>nüfus sayımları öğrencilerin çok işine yarıyor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>nüfus sayımları öğrencilerin çok işine yarıyor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>2009 yılı polislik sınavı,2009 polis alımı yazısına gül tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/01/02/2009-yili-polislik-sinavi2009-polis-alimi/comment-page-9/#comment-3306</link>
		<dc:creator>gül</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 11:21:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=431#comment-3306</guid>
		<description>ben 8. sınıf okuyorum bu sene polislik sınavına girmek istiyorum lütfen biri bana yardım etsin puanlar en fazla ne kadar olmalı ve neler yapmalıyımmm.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben 8. sınıf okuyorum bu sene polislik sınavına girmek istiyorum lütfen biri bana yardım etsin puanlar en fazla ne kadar olmalı ve neler yapmalıyımmm&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>iskambil falı yazısına gul tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/02/24/iskambil-fali/comment-page-1/#comment-3304</link>
		<dc:creator>gul</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 22:12:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=614#comment-3304</guid>
		<description>ben son ana kadar anladım ama yorumlarken çiftlerin üstündeki kartı alıp kesme işleminden sonrasını anlamadım ozaman hem üçlü yorumla diyorsun hemde destenin altına al bölme yerine al kafam karıştı ozaman bi sürü kartda yorumlarsın.kartları kesmeye gerek kalmadan üçünü yorumlasak daha mantıklı.lutfen bunu yayınlayan kişi açıklasın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben son ana kadar anladım ama yorumlarken çiftlerin üstündeki kartı alıp kesme işleminden sonrasını anlamadım ozaman hem üçlü yorumla diyorsun hemde destenin altına al bölme yerine al kafam karıştı ozaman bi sürü kartda yorumlarsın.kartları kesmeye gerek kalmadan üçünü yorumlasak daha mantıklı.lutfen bunu yayınlayan kişi açıklasın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hz. Muhammed&#8217;in Savaşları, Tebük Seferi, Nedeni-Sonuçları, Kaynaklar yazısına büşra tünel tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://www.gercekportal.com/2009/03/17/hz-muhammedin-savaslari-tebuk-seferi-nedeni-sonuclari-kaynaklar/comment-page-1/#comment-3303</link>
		<dc:creator>büşra tünel</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 18:22:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gercekportal.com/?p=687#comment-3303</guid>
		<description>çokk ghüzel hz muhammedin hayatı var çok güzell.D.d:DdD.D</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çokk ghüzel hz muhammedin hayatı var çok güzell.D.d:DdD.D</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
