Otizm Nedir? Otizm Sebepleri?Hastalık Hakkında Her Şey!

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içerisinde ortaya çıkabilen ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı nitelikteki davranış ve de kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösterebilen, karmaşık gelişimsel bir bozukluk şeklinde ortaya çıkmaktadır. Günümüzde ise her 110 çocuktan birini etkilediği bilinen pek çok ailenin de hayatının alt üstü olmasına neden olan bu bozukluğun yirminci yılın ortalarına kadar tam olarak bir adı bile bulunmuyordu.

Bu konuda 1943 yılında Dr. Leo Kanner 11 çocuğun üzerinde yaptığı çalışmalar sonrasında literatüre ‘’ Erken Çocukluk Otizmi ‘’ adı altında terim kazandırmıştır. Aynı yıllar içinde Hans Asperger ise bugün Asperger Sendromu olarak da binmekte olan aynı bozuklukların daha hafifi olan biçimini tanımlamıştır. Kanner ise üzerinde çalıştığı 11 çocukta birlikte dil iletişimi kuramama, sosyal ilişki kuramama, tekrarlayıcı davranışlar, ekolali, değişiklikleri tolere edememe türünde hala tanı kriterleri içinde olabilen özellikler yanında ise, geçerliliğini yitirmiş olan bazı özellikleri de tarif etmiştir.

Otizm hastalığı DSM-III tanısı sınıflamasına kadar çocukluk çağı için psikozları arasında yerini almıştır. Yıllar süren değerlendirmeler sonrasında ise araştırmacılar, otizm ile çocukluk şizofrenisinin ayrı türde bozukluklar olduğu konusunda birleşmişlerdir. Otizm resmi bir sınıflama terimi olan DSM-III’ e girmiştir. 1994 yıllarında DSM-IV içinde Yaygın olan Gelişimsel Bozukluklar Otistik Spektrum Bozuklukları terimi başlığında yerini almıştır. Otistik olan bir çocuğun kardeşinde de otizm görülme riski genel popülasyona göre 50 ve 100 kat daha fazla olmaktadır. Tek yumurta ikizlerinde de her ikisinin birden otistik olma oranları çift yumurta ikizlerine göre daha fazla olmaktadır. Ülkemizdeki kayıtlar baz alındığında 271.000 otistik özellikleri olan bireyler bulunmaktadır. Bu rakamda 81.000 dolaylarında ise 0 ile 14 yaş arası çocuklardan oluştuğu var sayılmaktadır.

Muzaffer Tekin hayatını kaybetti! Muzaffer Tekin Ergenekon Davalısıydı!

Muzaffer Tekin Ergenekon davasından 5 yıl hapis yattıktan sonra tahliye oldu fakat kansere yenik düştü. 5 yıllık hapis süreci sonrası tahliye olan eski yüzbaşı Muzaffer Tekin hayatını kaybetti.  Muzaffer Tekin, kanser tedavisi görmekteydi.

Muzaffer Tekin için CNN Türk’te Tarafsız Bölge programında konuşan Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri ise Tekin hakkında, ‘’ TSK’da şövalye subay diye bir terim olsa işte o Muzaffer Tekin olurdu’’ diye konuştu. ‘’ Kıbrıs görevlerinde göstermiş olduğu üstün başarıları bulunan ve Kıbrıs yarım adasında yer alan bir tepeye de onun adının verilmiş olması bunların göstergesidir.’’ Şeklinde belirtmiştir.

Muzaffer Tekin, 1950 doğumlu olan emekli yüzbaşıdır. 1972 Harp Okulu mezuniyeti sonrası, 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatına katılıp Komando Tugayı ile Teğmen rütbesi ve üstün cesaret Altın madalyalarıyla ödüllendirilmişti. Meslek hayatı boyunca da Türkiye’nin türlü bölgelerinde görev yapmış ve başarılarından dolayı yine ödüller almış Muzaffer Tekin, 1985 yılında ordudan emekli şekilde ayrılmıştır. 1 Nisan 2015 tarihinde pankreas kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastane de hayatını kaybetmiştir.

Muzaffer Tekin, 1985 yıllarında Tuzla’da Piyade Okulu’nda görevliyken 4 teğmenin dövülmesiyle ilgili hadisede, olayın geçtiği yerde meydana gelen tahribatla ilişkilendirilip askeri mahkemeye sevk edildi. Bu sürecin ardından ise mahkeme devam ettiği halde görevine iade edilmiş olan Muzaffer Tekin, daha sonra askeri şura kararıyla mahkeme neticesinde beklenilmeden terfi durumunda olmasına karşın hemen emekli edildi. Bunun üzerine konu sivil mahkemeye intikal etmiş olsa dahi Muzaffer Tekin bu olay ve durumdan beraat etmiştir.

Muzaffer Tekin, Ergenekon davasında da silahlı terör örgü yöneticisi olmak ve zorla hükümeti ıskata teşebbüsten, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri bulundurma suçlarından ve TC hükümetine karşı silahlı isyana tahrik suçlarından yargılanmaktaydı. Mahkeme sonucunda iki kez ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca da 117 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.

Sabahattin Ali‘nin ölümünün 67. Yılı! S. Ali Kimdir?

‘’ Kürk Mantolu Madonna ‘’ kitabı yazarı olan Sabahattin Ali’nin bugün ölümümün tam olarak 67. Yılıdır.  5 yıl boyunca en çok satan kitaplar listelerinden hiç düşmeyen ve 2016 tarihinde filmi de çekilecek olan ‘’ Kürk Mantolu Madonna ‘’ kiatbını 70 yıl öncesinde yazan Sabahattin Ali, yaşasa bugün 108 yaşındaydı.

Türk yazım tarihinin en büyük isimlerinden olan gazeteci ve yazar Sabahattin Ali 41 yıllık hayatına bir birinden güzel kitapları sığdırmıştır. Yaşasaydı daha da yazardı. Fakat ordudan atılmış bir subay tarafından 2 Nisan 1948 tarihinde Kırıkkale ilinin Sazara köyü yakınlarında, başından sopayla aldığı darbe sonucu öldürülmüştür. Aradan geçen 67 yıla rağmen ise cinayeti hala aydınlatılamamıştır.

Sabahattin Ali 25 Şubat 1907 tarihinde Edirne Vilayeti Gümülcine Sancağına bağlı olan Eğridere kazasında doğmuştur. Yazmaya ise Balıkesir’de yayınlanmakta olan ‘’Çağlayan’’ adlı dergide 1925 yılında yayınlanan şiirleriyle başlamıştır. Resimli Ay, Yedi Meşale, Varlık türündeki şiirleri dergilerde yayınlanmıştır. Öykü yazılarıyla da tanınmakta olan yazar Cumhuriyet döneminin ilk yıllarındaki gerçek edebiyat akımının da en büyük öncüsü olmuştur. İki toplumsal gerçekçi türdeki öyküleri ‘’Resimli Ay’’ dergisinde yayınlanmıştır. Şiirler, romanlar ve hikayeler yazmış ve çeviriler de yapmıştır. Asıl ününü de öykü ve romanlarıyla kazanmıştır. Konularını ise genellikle eşitsizliklerden seçen yazar Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut da kazandırmıştır. Yazılarından daha çok ezilen insanların acılarını ve sömürülmelerini dile getirmiştir.

Başlıca eserleri ise şu şekildedir:

Hikaye Kitaplar

‘’Değirmen, Ses, Yeni Dünya, Kağnı ve Sırça Köşk ‘’

Romanları

‘’ İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna ‘’

Şiirleri
‘’ Rüzgar ve Dağlar ‘’

Oyunları:
‘’Esirler ‘’

Oyun:
‘’ Esirler ‘’ şeklindedir.

22 Mart Ehliyet Sınav Sonuçları! İşte Ayrıntılar…

Ehliyet için artık herkes 18 yaşını doldurur doldurmaz şartlar daha da ağırlaşmadan önce ehliyet sahibi olmak adına sınava giriyor. Her geçen yıl Milli Eğitim Bakanlığı yaşanmakta olan kazaları göz önünde bulundurup ehliyet şartlarını güncelleyip çok daha zor hale getirmektedir. 22 Mart tarihinde sınava giren ehliyet sınavı adaylarına ise müjdeli haber geldi. Milli eğitim Bakanlığı ehliyet sınavı sonuçları açıklandı.

Merakla beklenen Ehliyet sınavının sonuçları açıklanmış durumdadır. Milli Eğitim Bakanlığı 22 Mart tarihinde gerçekleştirilen ve binlerce sayıdaki adayın girmiş olduğu ehliyet sınavı sonuçları az önce resmi olarak internet sitesinde açıklanmıştır. Bu sınava iştirak eden adaylar ise TC kimlik numaralarıyla sisteme giriş yaparak aldıkları notları rahatlıkla öğrenebilmektedir. İlgili sayfaya gitmek adına bu konuyla ilgili olan linkleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Yeni ehliyet alacak adaylarla daha önce ehliyet alan vatandaşlar adına Kamu Denetçiliği Kurumundan önemli türde bir uyarı gelmiştir. Bu uyarıda ise ehliyet alacak adayların bilgilendirilmeleri adına yayınlamaktayız.

Kamu Denetçi Kurumu, sürücü belgesindeki bazı yanlış bilgilerin düzeltilmesi adına işlem ücreti talep eden il emniyetini haksız bulmuştur. KDK yani Kamu Denetçiliği Kurumu sürü belgelerindeki bazı yanlış bilgilerin düzeltilmesi adına vatandaştan ücret alan il emniyet müdürlüğünü haksız bulmaktadır.

Kurumdan yapılmış olan açıklamalara göre ise gerekli ödemeleri yaparak il emniyet müdürlüğünden aldığı sürücü belgesinin yanlış düzenlendiğini fark eden bir vatandaş belgesinin yenilenmesiyle ilgili bir talepte bulundu.

Emniyetin ise ehliyeti yeniden düzenlemek adına işlem ücreti talep etmesi sebebiyle ‘’ haksızlığa uğradığını ‘’ düşünmekte olan vatandaş, idarenin hatalı olması nedeninden dolayı kendisinden yeniden bir ödeme istenmesinin hakkaniyete uygun olmadı nedeniyle KDK’ya başvurmuştur.

Şikayeti ise haklı bulan KDK, il emniyet müdürlüğünün yetkilileriyle görüşmeler yaptı ve vatandaşın ehliyetini herhangi bir ek ücret olmadan yeniden almasını sağladı.

Kayahan Öldü mü? Kayahan Ölüm Nedeni?

Kayahan Hayatını Kaybetti !

Türk müziğinde acı kayıp. Büyük usta ve Türk müziğinin en iyi seslerinden olan Kayahan yaşamını yitirdi. Kayahan’ın hayatını kaybettiği konusunda ilk haberi şarkıcı Suat Suna duyurmuştur. Kayahan, yumuşak doku kanseri tedavisi görmek adına yoğun bakımda tedavi görmekteydi.

Ünlü sanatçılarımızdan Nilüfer konserini iptal ederek, instagram hesabında şu şekilde not paylaştı ‘’ Beni affet Manisa, canım çok yanıyor. Yakında beraber olmak dileğiyle hepiniz Allah’a emanet olun…‘’

Büyük ses ustalarımızdan Kayahan, tedavi gördüğü Acıbadem Hastanesin’nde bu sabah sıralarında hayatını kaybetmiştir. Kayahan, uzun bir süredir amansız hastalıkla mücadele etmekteydi. Yumuşak doku kanserine yakalanmış olan ve kemoterapi gören Kayahan, 23 Mart tarihinde hastaneye kaldırılmıştı. Ünlü sanatçının durumunun kötüleşmesi üzerine ise 25 Mart tarihinde hemen yoğun bakıma alınmıştı. Kayahan bu sabahki ölüm haberinin ardından sevenlerine büyük bir üzüntü yaşattı. Şarkıcı Suat Suna twitter hesabında şu şekilde belirtmiştir. ‘’Bugün kara bir gündür.. Ben ikinci babamı kaybettim, Türkiye ise Büyük Usta’sını kaybetti! Rahat uyu Kayahan Abi.  Unutulmayacaksın…’’ şeklinde yazdı.

Kayahan’ın Ölüm Nedeni de Açıklandı !

Büyük ustanın ölümüyle ilgili bir süredir tedavi gördüğü hastaneden de yazılı açıklama yapıldı. Acıbadem Maslak Hastanesi’nin yaptığı açıklamada, ‘’ Küçük hücreli akciğer kanserinden dolayı bir süredir tedavi görmekte olan ünlü sanatçı Kayahan sabah saatlerinde hayatını kaybetti ‘’ şeklinde belirtildi. Doktoru, 66 yaşındaki ünlü sanatçının 1,5 yıldır ileri evredeki küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle hastanelerinde tedavi görmekte olduğunu belirtti. İlk dönemde tedaviye çok iyi cevap vermesine rağmen daha sonraki dönemde hastalığın yaygınlaşması ve de çoklu organ yetmezliği nedeniyle kedisinin kaybetmiş bulunmaktayız ‘’ dedi. Kayahan, hastalığının ilerlemesinden dolayı oluşan solunum yetmezliği ve beraberinde çok organ yetmezliği sebebiyle hayatını kaybettiği ifadelerini kullanmıştır.