G8 ülkeleri:Dünya’nın En Güçlü Endüstrileri

G8 ülkelerinin temeli 1973 yılında çıkan petrol krizi sonrasında atılmıştır. Kuruluşu 1975’tir. O zamanki Fransa’nın önderliğinde Almanya, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık ve Amerika hükümetleriyle G6 ülkeleri kurulmuş oldu. Ancak sonrasında İngiltere Devletler Başkanı Gerald Ford’un emriyle Kanada gruba katıldı. Grup bilindiği gibi G7 oldu.

Sonrasında ise Rusya’nın da katılımıyla G8 ülkeleri şekillenmiş oldu.

 

g8 ülkeleri
g8 ülkeleri

G8 ülkeleri şunlardır:

1. Amerika Birleşik Devletleri

2. Japonya

3. Almanya

4. Birleşik Krallık

5. Fransa

6. İtalya

7. Kanada

8. Rusya (2014’te Kırım ilhakı sonrasında çıkarıldı)

G8 ülkeleri tarafından 1975’ten beri yıllık ekonomi zirveleri düzenlenmektedir. Grubun aktiviteleri yıl bazında konferanslar ve politik araştırmaları içerir.Üye ülkelerin hükümet başkanlarının yıllık zirve toplantısına katılması ile doruğuna ulaşır. Her yıl G8 in üye devletleri grubun başkanlık görevini üzerine alır.Başkanlığı elinde bulunduran grubun gündemini belirler ve o yılki toplantı için ev sahipliği yapar.

2014 yılında Rusya, Kırım’ı ilhak ettiği için g8 ülkelerinden çıkarıldı ve 2014’te Soçide organize edilecek olan g8 toplantısı Belçika’nın Brüksel şehrinde düzenlendi. G8 ülkelerin de ismi tekrardan g7 olarak değiştirilmiş oldu.

G20 ülkeleri:Dünya’nın En Büyük Ekonomiye Sahip Ülkeleri

G20 ismini sıklıkla duymuşsunuzdur, her sene sıralaması IMF tarafından yapılan bu ülkeler Dünya’nın en büyük 20 ekonomisini oluşturur.
G20 ülkeleri, tüm dünyadaki ticaretin %85’ini yönetir.
G20 ülkelerinin nüfusu ise dünya nüfusunun üçte ikisine denk gelmektedir. Bazı ülkeler milli gelirleri yüksek olmasına rağmen küçük ve az nüfuslu olduğu için bu listede yer almıyor. Türkiye ise bu listede şu anda 17.sırada bulunuyor.

Recep Tayyip Erdoğan’da sıklıkla mitinglerinde Türkiye’yi, Dünya’nın en büyük 20 ekonomisi arasına soktuk vurgusu yapıyor. İşin aslında Türkiye 1976 yılında bu listede 17.sıradaydı, ancak gerek askeri darbe, terör gerekse de ekonomik krizlerle bir türlü istikrar sağlanamamıştı, AKP iktidarının geldiği 2001’den sonra ise 2003’te ilk 20 ekonomi arasında 17.sırada olarak girdik ve o tarihten itibaren de düzenli olarak Türkiye G20 ülkelerinden biri olarak yer alıyor.

g 20
g 20

Gayri safı gelirde ise Türkiye maalesef 64.sırada alıyor. Kişi başı gelirde G20 ülkelerinden oldukça uzaktayız, burada vatandaşlar arasında büyük bir gelir uçurumunun olduğu net olarak görülmekte. Türkiye , büyük bir g20 ülkesi olmasına rağmen kişi başı gelirde g20 ülkelerinin çok çok gerisinde 3.dünya ülkeleriyle yarışıyor.

G20 ülkelerinin tüm listesi:

 

g20 ülkeleri
g20 ülkeleri

Kişi başı gelir 11bin dolar civarında, burada listenin en tepesinde 110 bin dolarlık kişi başı servetle Lüksemburg geliyor.

Ayrıca hükümetin en büyük planları arasında 2023 ‘te Türkiye’yi g20 ‘de ilk 10’a sokmak yer alıyor.
Türkiye, Cumhuriyetin 100’üncü yılı olan 2023’te gayri safi yurt içi hasılasını (GSYH) 2 trilyon dolara çıkararak en büyük ilk 10 ekonomi arasına girmeyi, kişi başına düşen milli gelirini de 25 bin dolara çıkarmayı hedefliyor.

Kullanılmayan Banka Hesapları Nasıl Kapatılır?

Bankaların müşterilerinden almak için yeni bir yol başvurması ile birlikte banka hesaplarında 180 gün boyunca herhangi bir hareket olmaz ise kapatılacağı haberi bir çok medyada söylendi. Banka hesaplarını kullanmayan müşteriler içerisinde para olsa dahi kapatılacağından dolayı bir çok kişi bankalara hücum ederken iş yerlerinden de izin almak zorunda kalabiliyor. Hesaplarını kullanmak isteyen vatandaşlar ise hesaplarına para giriş çıkışı yaparak hesaplarını kullanmaya devam edebiliyorlar. Banka hesabınızda para var ise ve sizin haberiniz olmadan kapanırsa ilk olarak tüketici haklarına giderek dilekçe vermeniz gerekiyor.

Zira bankalar müşterilerine bildirimde bulunduğu halde hesaplarını kullanmayan vatandaşların herhangi bir hak talep etme söz konusu olmuyor.banka-isletim-ücretleri

Ayrıca kullanılmayan hesaplar adına 30 gün boyunca bildiri yapan bankalar , müşterilerin bu hesapları kullanmadığı ve kapatmadığı taktirde hesap işletim ücreti adı altında belirli bir kesinti yapacağını da duyuruyor. Bu durumda hesap işletim ücreti kesilen hesaplarda , tüketici haklarına dilekçe verseniz dahi paranızı geri alamıyorsunuz. Bunun nedeni ise bir çok mecrada bu işlemin yapılması ile ilgili bildiri bulunması olarak karşınıza çıkabiliyor.

Banka hesaplarınızı toplu bir şekilde kapatmanın yolu olmadığı gibi banka şubelerine de gitmenize gerek yoktur. Bu haberin duyulması ile birlikte bir çok kişi izin alarak şubelere akın etmiş ve Tüketiciler derneğinin telefonlarını kilitlemişlerdir.

Hesabınızın bulunduğu şubenize dilekçe yazarak ve fax ile ulaştırarak hesabınızın kapanmasını sağlayabilirsiniz.

Bankalar ile işletim ücretleri ve kesintiler hakkın sorun yaşamamanız için dikkat etmeniz gereken noktalar ;

İlk olarak bankanın size bildirim yapmadan herhangi bir kesinti veya ücret alma hakkı yoktur. Bunun için size gönderilen sms veya mailleri dikkatli bir şekilde okumalısınız. Aksi taktirde tüketici haklarına başvurarak hakkınızı savunabilirsiniz.

Hesap sahibi olan kişilere bildirimlerin ulaşması için ve çıkacak sorunlardan haberdar olmanız için bankalarda bulunan iletişim bilgilerinizin mutlaka güncel olmasına dikkat edin.

Banka hesabınız olup olmadığını bilmiyorsanız mutlaka banka ile iletişime geçerek öğrenebilirsiniz.

Hesaplarınızı kullanmasanız dahi açık bir hesabınız var ise yıllık 100-120 TL arasında hesap işletim ücreti adı altında kesintiler ile karşılaşabilirsiniz.

Tüketici dernekleri ise bu gibi kuruluşların yapmış olduğu işlemlere karşılık veremezken sadece vatandaşlara uyarıda bulunarak önlem alması söyleniyor.

Bankaların bir çok müşterisinden bu şekilde kesintiler yaparak insanların ekonomisine elini atması ise bir çok kişi tarafından tepkiler ile karşılaşılıyor. Bu durumda hakkınızı savunacağınız tek yer olan tüketici haklarına giderek yaşadığınız sorun ile ilgili dilekçe verebilirsiniz.

 

Eft ve Havale Arasındaki Farklar Nelerdir ?

İki banka arasında yaptığınız para alış verişine Havale ,  Farklı bankalar ile yaptığınız para alış verişine ise EFT denir. İki farklı bankalar arasında yapacağınız Elektronik Fon Transferi yani EFT ile para transferi için günün belirli saatlerini kullanmanız gerekiyor. Eft ve havale saatleri genellikle 09:00 – 16:00 saatleri arasında yapılıyor. Bu saatlerin dışında yapacağınız eft karşı tarafa ulaşmaz fakat bir sonraki gün saat 09:00’dan itibaren hesaba geçer. Anında para transferi yapmanız için Havale seçeneğini seçmelisiniz.

Eft ile bir çok işleminizi yapmanız için kurumların sadece açık olduğu saatlerde kullanabilirsiniz. Örneğin bir su faturası veya elektrik faturası yatırmak istediğiniz de kurumların mesai saatleri içerisinde çalıştıklarını göz önünde bulundurduğumuzda eft saatleri sadece mesai saatleri içerisinde yapıldığını görebiliriz. Ayrıca EFT ile gönderilen para önce eft merkezine ulaşarak ve daha sonra onay verildikten sonra karşı tarafın hesabına geçeceği için bu işlem günün 24 saati yapılamaz.

havale-ve-eft-nedir

Özellikle bayram ve hafta sonu tatillerinde acil para transferi yapmanız için havale seçeneğini yani aynı banka üzerinden transferinizi gerçekleştirebilirsiniz. Resmi tatiller ve bayram tatillerinde bankalar ve diğer resmi kurumlar kapalı oldukları için EFT yapmanız mümkün olmayacaktır. Komisyon ücretlerinde de farklılık gösteren bu işlemlerde aynı banka arasında yaptığınız havale ücretleri genellikle 1-2 TL fiyatı vardır. Fakat EFT yapacağınız başka bir bankaya ne kadar para transferi yapacaksanız o kadar çok komisyon ücret ile karşılaşabilirsiniz. Bu ücretler işlem ücreti adı altında yaptığınız her işlem sonucunda sizden alınmaktadır. EFT merkezlerine giden para onaylandıktan sonra karşı tarafa ulaştığı için sizlerden alınan komisyonlar da bu işlemler arasında paylaştırılmaktadır.

EFT ve HAVALE arasında ki en büyük fark belkide aldıkları komisyonlardır. Yıllardır bankanın müşterisi olmanız veya sürekli olarak eft , havale işlemi yapıyor olmanız ücret ödemeniz gerektiğini, değiştirmeyeceği gibi yapacağınız her işlemde bu işlem ücretini ödemek zorundasınız.

 

E- Fatura Nedir ?

e-fatura

 

2001 yılında hayata geçirilen e-fatura 2013 yılı son çeyreğinde özel şirketlerin kullanması zorunlu olan bir uygulama haline gelmiştir. E-fatura ile vergi hırsızlığının ve ekonomik bütçenin önüne geçebilmek amacı ile geliştirilen bu uygulama sayesinde muhasebe işlemlerini en hızlı şekilde yerine getirebiliyorsunuz. E-Fatura herhangi bir belge türünde olmayıp sadece elektronik ortamda kağıt , fatura gibi niteliklere sahip bir uygulamadır. E-fatura uygulamasına geçmesi zorunlu olan şirketlerin bir kaç şartı araması gerekiyor. Her işletmenin veya her vergi ödeyen kurumun geçmesi zorunlu olmadığı gibi 2011 tarihi itibariyle 1 yılda 10 milyon TL satış hasılatı olan şirketlerin geçmesi zorunludur.

Büyük bütçeli şirketler vergi usulsüzlüklerinin çok fazla olmasına karşılık alınan bu önlem sayesinde kurumlar işlemlerini hızlı bir şekilde hallederken vergi kaçırma gibi bir durumları olmuyor. E-Fatura uygulamasını kullanmak isteyen kurumlar bu uygulamaya kayıtlı olan kurum ve kuruluşlardan fatura alıp fatura gönderebilir. Bu sayede istenildiği zaman bilgisayara indirilerek arşiv yapılabilir ve muhafaza edilebilir.

E-fatura uygulamasından 3 farklı yöntem ile yararlanabilirsiniz. 

Başkanlıktan izin alınarak özel olarak şirketiniz için geliştirilen yazılımlar entegre edilerek.

Bilgi işlem cihazlarınızın alt yapısı uygun olması halinde bilgi işleme entegre edilerek ,

Vergi başkanlığı tarafından ücretsiz olarak sunulan portal üzerinden yararlanabilirsiniz.

Başvuruda bulunan kişiler bu üç uygulamadan istediğini seçerek kısa sürede kullanıma başlayabilir. E- fatura uygulamasını kullanmanız için posta veya elektronik ortamda başvuru yapmanız gerekir. Posta yolu ile yapmak isteyen kullanıcılar Ankara gelir idaresi başkanlığına şirket bilgilerini göndererek yapabilirler. Gerçek ve tüzel kişiler olmak üzere başvurusu alınan kurumların kısa sürede bu portalı kullanarak iş yükünü hafifleterek şirketin ekonomik tasarrufunu da sağlamış olur. Aynı zamanda kağıt masraflarından kısarken hem doğa da kesilen ağaçları korumak hemde zaman kazanmak adına şirketiniz için yapılacak iyi bir  yatırım olabilir.