Uzayda Hayat Varmı?

Yıllardır tüm dünyanın merakla beklenen sorusu için her yıl yenilerinin katıldığı büyük bir bilim adamlar topluluğunun bu sene net bir cevabı geldi. Yaşadığımız dünyanın içinde bulunduğumuz evrenin büyüklüğünü kimse hayal bile edemez çünkü şu uzay denen yerde o kadar büyük galaksiler adı bilinmemiş yıldızlar hava boşlukları meteor parçaları varki araştırmalar hiç bir zaman biteceğini düşünmüyoruz.

uzayBu sene gelen yeni habere göre Samanyolu Galaksi’sinde dünya büyüklüğünde 17 milyar gezegen bulunduğu tespit edildi. Ancak bu sadece Samanyolu Galaksi’sinde bulunan gezegen sayısı birde yaşadığımız bu uzay boşluğunda Samanyolu Galaksisine benzer 500 milyar galaksi var ve her galakside kaç milyar veya kaç milyon dünya büyüklüğüne gezegen olduğu bilinmiyor. Her gün binlerce bilim adamı uzayı kontrol ediyor ancak her gün yep yeni gezegenler yeni yıldızlar bulunuyor ve hangisinde yaşam olup olmadığı merak konusu.

samanyolu galaksisiBu sene ortaya çıkan istatistiklere göre uzayda incelenen her 1.700 gezegenin 11 tanesinde su ve yaşam olduğu tahmin ediliyor. Üstelik bilim adamlarının bahsettiği bu yaşama stili sadece canlı hücrelerindeki parçaların yaşaması değil bildiğimiz bitki ve hayvanların yaşayabildiği gezegenler anlamına geliyor.

Bu istatistiklere göre çıkan haberde Samanyolu Galaksi’sinde tam 100 Milyon gezegende yaşam olduğunu tespit ettiler. Her ne kadar açıklama resmi’de olsa yanılma payları var çünkü bu milyonlarca gezegen teker teker gidilip araştırılmamıştır ancak bilim adamlarının özel teleskoplarına göre bakılan yaşam olduğu bilinen gezegenlerin tabakası diğer gezegenlerle aynı olduğu için bu tespite vardılar.

Ay’da İnternet Varmıdır? Nasıl Kullanılır?

Süper hızlı internet isteyenlere Ay’dan sevindirici haber geldi hemen uydunuzu ay’a çevirerek internetinizi süper hızlı internet yapabilirsiniz. MIT ve NASA işbirliği ile ay üzerinde geniş bağlantı çabaları ile ay’a internetı taşımayı başlardılar. Ay üzerinde geniş bağlantılara koydukları ufak parçacıklar ve geliştirdikleri yeni teknolojik cihazlarla ay’daki interneti süper hızlı internet haline getirdiler.

ay görüntüYeni üretilen LLCD ürünümüz ile ay üzerinde ışık hızından bile fazla hıza sahip bir interneti yapmış oldular. Henüz dünyamızın milyonlarca noktası ışık hızlı internet’e kavuşmamışken özellikle ülkemize geldiği günden beri eleştiriler yapılmış ve birçok yerde anlaştıkları hızın sadece yarısı ya da 1/3’ü gelmesi tartışma yaşatırken ay’da dünyamızdan kat va kat’larca daha büyük bir ışık hızlı interneti ürettiler. Uzmanların tahminlerine göre LLCD cihazını son denemelere sokup gelişmeleri bitirdikten sonra Haziran ayında ay’da ışık hızlı internet’in devreye sokulacağını belirttiler.

Geçtiğimiz yıl aynı haber tekrar gündeme gelmişti ve yapılan 30 günlük denemede inanılmaz sonuçlar elde edilmişti edilen sonuçlarda 622 Mbps indirme hızı ve 20 Mbps yükleme hızını gören uzmanlar şaşırıp kalmış ve ay üzerindeki internet’in nasıl bu kadar hızlı olduğunu araştırmaya başlamışlardı.

astronotAy’a gelecek olan süper hızlı internet sayesinde ülkelerden gönderilen astronot’larla sürekli iletişim haline olacaklarını ve yüklü bir bütçeden kurtulacaklarını belirten uzmanlar LLCD donanınımı sürekli olarak gelişmelerini yakından takip edip ay’ın yakında ışık hızlı internet’le donatılacağını belirttiler.

LLCD hakkında yakın zamanda yapılacak olan konferanslarda ürünün tüm özelliklerini ve yapılacaklarını açıklayacaklarını bekliyoruz.

IBM’nin Yeni Buluşları Neler?

Bilgiğiniz gibi her geçen gün alanında büyüyen ve gün geçtikçe değerine değer katan büyük IBM teknoloji firmasındaki mucitler elektronik eşyalardan havacılığa kadar yep yeni icatlar ortaya çıkarttılar.

aasasIBM‘nin mühendisleri uzay alanında, taşımacılıkta, hava akımında, mikroelektronik gibi alanlarda fabrikasyon süreçlerini dönüştürebilecek polimer malzemeleri keşif ettiklerini ve üzerinde tüm konsantre ile çalıştıklarını belirttiler.

Polimer‘in bu yapısı sayesinde yapılacak planlamalarda en kısa yolu gösterecek ve en hızlı şekilde doğru yoldan başarının kapısını açacak bu buluş hayatımızı kolaylaştırabilir. Ayrıca polimer çatlamaya karşı dayanaklı bir madde olup bozulduğunda kendi kendini yenileme özelliğide mevcuttur.

Polimerin güçlü yapısı sayesinde kendinen güçlü mekanizmalarda kendi gücünü %50 oranında artırabildiği gibi kendi kendini yenileme özelliğiylede son derece kendini kimi zaman güçlü kimi zaman hafif olarak sunabiliyor.

paspas ıbmGünlük hayatımızda özellikle öğrencilerin kimya derslerinde sürekli karşılaştıkları Polimer aslında bir kimyasal bağdır. Belli başlı modelekülleri bir araya getirip onları sıkı sıkıya bağlayarak ayrılmamalarına kolaylık sağlıyor. Bunların yanı sıra Polimeler buhar motoru, uzay gemisi, bilgisayar ve cep telefonu gibi sanayi devrimi dönemine dayanan hemen hemen tüm gelişmekte olan teknolojilerin de önemli bileşenleridir.

Mucitlerin yeni yaptıkları yapısı ile Polimer’i çok yüksek derecede ısıtsak bile şekli, yapısı ve özelliklerini kaybetmiyor ve hala amacını gerçekleştirebiliyor.

AK-47 Nedir?

AK-47 Sovyetler Birliği üretimi bir saldırı tüfeğidir. Üretilmesindeki en büyük neden, Almanlara karşı verilen savaşta daha güçlü olabilmektir.

Savaşlar, insanoğlunun, tarih boyunca en büyük sorunu olmuştur. Güvenlik bir insan için her zaman en başta gelen kaygıdır. İnsan güvenliğini sağlayabilmek için her türlü yola başvurabilir. Bu amacından asla vazgeçmez. Savaşlar ise bu kaygının daha üst seviyede duyulduğu zamanlardır. Asla gerçek manada bir kazananı olmayan savaşların olması daima yıkım, ölüm, üzüntü ve yoksulluk getirmiştir. En azından bir taraf için bu böyledir. Aslında insanın öldüğü yerde her hangi bir kazançtan bahsetmek imkânsızdır.

Bir zamanlar savaşlar, devletlerin, anlaşmazlıklarını çözmek için kullandıkları bir yol olarak görülürdü. Bugün de aynı görüşte olanlar bulunsa da bunu apaçık olarak yerine getiremiyorlar. Çünkü artık uluslar arası hukuk diye bir alan var. Ancak savaşların, eski manada, bitmiş olmaları devletlerin güvenlik tedbirlerini elden bırakacakları anlamına gelmez. Bu nedenle, Alman silahlarına karşı daha iyi şartlarda savaşabilmek için Mihail Kalaşnikov, 1944-1947 yılları arasında AK-47 saldırı tüfeğini tasarladı. 4.8 kg gibi hafif bir tüfek olmasının yanında 7.62×39 mm mermi haznesine sahip olması onu alıcılarının gözünde yükseğe çıkardı. Dakikada 600 mermi atış hızı gibi özellikleri ise dünya çapında kullanıcı sağladı. Hafif, sağlam, hemen her türlü şartta çalışabilir bir düzeneğe sahip olarak üretilmesi, onun üretildiği günden sonra yapılan tüm savaşlarda kullanılmasına neden oldu. AKM, AK-47’nin geliştirilmiş türevidir. Bu iki tür silahtan, dünya üzerinde, yüz milyondan fazla bulunmaktadır.

AKMS_and_AK-47_DD-ST-85-01270 - Kopya

CERN Nedir?

Fransızca orijinal ismi ‘Organisation Européenne pour la Recherche Nucléaire’ olan Avrupa Nükleer Araştırma Organizasyonu CERN, dünyaca ünlü bir arştırma merkezidir. Fransa ve İsviçre sınırında, Genova’nın kuzey batısında kurulmuş olan bu tesis, dünyadaki teknolojilerin çıkış merkezi olarak da adlandırılabilir. Burada yapılan araştırmaların sonuçları, tüm dünyada kullanılan teknolojilere temel sağlmaktadır.

Yüksek bütçeli araştırmaların yapıldığı bu yer, maddi kaynak olarak üye devletlerden aldığı paraları kullanır. Üye devletler, seçtikleri üyelik statüsüne göre yıllık ücret öderler ve bu statüye göre CERN’ün verdiği ihalelerden yararlanırlar.

1954 yılında on iki batı Avrupa ülkesi tarafından oluşturulan CERN, bugün yirmi avrupa ülkesi ve Avrupa dışından İsrail olmak üzere toplam yirmi bir üye devlete sahiptir. Türkiye 2012 yılında CERN’e tam üyelik yapmaktan vazgeçti. Neden olarak da üyelik ücretini göstermişlerdi. Halbuki bu üyelik sonucu verilecek ihalelerden elde edilecek gelir hesaba katılmamıştı. Mesela, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı için yaptırılacak olan büyük mıknatısları üretecek bir teknoloji ülkemizde mevcut değil. Bu üyelik olsaydı, CERN hem bu teknolojiyi ve gerekli alet – makinaları ülkemize verecek hem de bunları üretme ihalesinden pay alacaktık. Bu ihalelerin değerinin milyon dolarlar olduğunu vurgulamak isterim.

İlk olarak Tanrı Parçacığı deneyiyle ülkemizde adı duyulan CERN, o günden sonra hiç duyulmadı. Ancak CERN’deki deneyler tam hız devam etmekte ve deneylere yenileri eklenmekte.

CERN 2