Akupunktur Tedavisinin Tarihi ve Gelişimi

Unknown

Akupunktur ülkemizde olmasa da dünyanın pek çok ülkesinde yeni bir tedavi yöntemi olarak görülmüştür. Aslında çok yakın zamanda duymuş olduğumuz bu yöntemin tarihi 5 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Akupunkturun temeli, vücudun belirli bölgelerine iğne batırarak tedavi etme yöntemidir. Akupunktur tedavisi dünyanın en eski tıp kitabında da yer almaktadır. Akupunktur tedavisi ile ilgili bilgilerin de Çin’in ilk tıpçılarından olan Shen Nun tarafından yazıldığı bilinmektedir. Bu tedavinin ortaya çıkmasındaki neden bir inanıştan gelmektedir. Bir inanışa göre insan vücudunda Qİ isimli bir güç vardır ve bu güç vücuda fiziksel, ruhsal, manevi her türlü yaşam enerjisini veriyor. Qi, vücutta meridyen şeklinde belirli bölgelerden geçmektedir. Qi bu bölgelerden geçiş yaparken yeterli güce sahip olamazsa vücudun bütün dengesi bozuluyor. Bu denge bozulmasının ardında da insanlarda bir takım rahatsızlıklar meydana geliyor. Qu’inin vücutta geçtiği meridyen bölgelerinin derinin dış kısmına yakın yerlerden geçtiği noktalara akupunktur deniyor ve bu yöntem sayesinde vücuttaki bütün dengeler düzene girerek insan sağlığına tekrar kavuşabiliyor. Tabi, zamanla bu yöntem teknolojiye göre değişiklikler göstermeye başlamıştır. Etkili olan akupunktur tedavi yöntemi ise elektrikli olanıdır. Elektrik denildiğinde insanlar biraz çekinse de aslında amper çok düşüktür, hiçbir şekilde acı hissetmeyeceğiniz seviyelere kadar indirilmiştir. Yüksek amper kullanımı ise acil ameliyat durumlarında tercih edilebilmektedir. Düşük amperli tedaviler ise vücutta yer alan ağrıların azaltılması ya da mümkünse tamamen sona erdirilmesi için kullanılmaktadır.  İğne ve elektrikten çekinenler için de farklı yöntemler bulunuyor, lazer, ses dalgaları sayesinde akupunktur noktalarına fiziksel temas olmadan da müdahale edilebiliyor, bu yöntemin adı da sonopunkturdur. En çok tercih edilen ve işe yarayan akupunktur tedavisi de kulak akupunkturudur. Kulak bölgesinde oldukça fazla sinir bulunmaktadır, bu bölgede yapılacak olan tedavi sayesinde vücudun birçok bölgesine ulaşabilmek mümkün olmaktadır. Seçilmiş bitkilerin yakılarak tedavi için ısısının kullanılması da akupunkturun son aşaması olarak bilinir. Bu bitki yöntemi sayesinde nefes darlığı, bronşit, felç gibi rahatsızlıkları tedavi edebilme şansı da bulunuyor. Özellikle alkol, sigara ve benzeri bağımlılığı olan kişilerin bu yöntemi mutlaka denemesi gerekiyor.


Unknown

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.