Türkiye’yi sarsan Yolsuzluk,Rüşvet Operasyonu ve Etkileri

turkiye-bayragi

Türkiye’de 17 aralık’ta meydana gelen yolsuzluk operasyonuyla yer yerinden oynadı.
Bakanlar, oğulları, bürokratlar, iş adamları, birçok tanınmış genel müdür yolsuzluk operasyonu kapsamında göz altına alındı.

İşin ilginç yanı operasyonu yapan şube müdürlerinin üstlerine operasyonu haber vermemesiydi, devlet içinde devlet yapılanması.

Soruşturma henüz sunulmuş değil, dolayısıyla suçlamaların gerçekliği henüz belli değil.

Peki bu tarihi yolsuzluk operasyonundan sonra Türkiye’yi ne bekliyor olacak?

Herhangi bir suç unsuru bulunduğu takdirde; ki aramalarda bulunanlar yolsuzluk yapıldığı iddiasını güçlendiriyor, buna göz yuman, görevini kötüye kullanan, rüşvet alan-veren herkesin en iyi şekilde cezalandırılması lazım; ki  daha öncesinde yolsuzluk ve rüşvetle kaybedilenlerin acısı bir nebze azalsın. Herkese bir ders olsun.


turkiye-bayragi

Hükumetin, bu kirli işe bulaşanları adaletten önce yargılaması ve bu kişileri soruşturma devam ederken bile görevlerinden alması gerekiyor. Ayrıca bu krizi , fırsata geçirmek hiç de zor olmaz. Tüm Türkiye bu pisliklerden arınmış olur. Adalet, o zaman adalet olur.

Diğer bir husus ise bu soruşturmada görev alan polislerin görevden alınmaları, operasyonu amirlerine bildirmeyen bu polislerin , görevi kötüye kullandıkları iddia edildi ve  neticesinde görevlerinden alındı. Peki bu polisler, operasyonu amirlerine bildirse, bu büyük vurgun nasıl açığa çıkacaktı?Büyük muamma….

Hükumetin esas görevi, bu polislere teşekkür etmekti, ancak bu noktada görevden alınmalarının mantıklı bir izahı yok. Yine bu polislerin gezi olayları sırasında en büyük destekçisi Erdoğan’dı, ne oldu da böyle 360 derece döndü, bu da Erdoğan’ın kişiliğiyle alakalı bir durum ve bu durum devlet adamlığı için iyi bir özellik olmanın çok uzağında, burada 11 senedir iktidar olmanın oluşturduğu bir ego durumu da var tabii..

Peki Devlet içinde devlet yapılanmasında bu polislerin hiç mi payı yok? Elbette bunun daha sonrasında soruşturulması ve neticelendirilmesi gerekir. İşte ülke adına bir fırsat daha, bu yapılanmaların da kökünün kazınması adına büyük bir fırsat.

Peki bu operasyon neden şimdi yapıldı?

Cemaat hareketiyle hükumetin arası dershaneler nedeniyle bir süredir açık, bu operasyonu düşünen kesim için bulunmaz bir fırsat. Tam da cemaati temsil eden hakan şükür’ün akp’den istifası tuz biber. Dikkat ederseniz gezi olaylarında polisi kötü gösteren sosyal medya,yabancı basın ve liderler, şimdi de manşetlerinde Gülen hareketi ve akp hükumetini birbirine karşı gösteriyor, bu operasyonun cemaat tarafından yapıldığına inanmak en amiyane tabirle cahillikten başka bir şey değil. Seçim kazandığı akşam başbakan , akp kürsüsünden okyanus ötesine selam göndermiş, bu selamı karşılık bulmuştu, basit bir dershane meselesinden böyle büyük bir görüş ayrılığının çıkması mümkün değil.Ancak cemaat içerisinde bu yapılandırmada yer alan var mıdır, bu da bir başka soru…

Bu operasyonu yapanlar bu zamanı o kadar sağlam planladılar ki… Madem bunların amacı hükumeti düşürmek, neden gezi olayları sırasında yapılmadı diyenler olacaktır. Gezi olaylarında bu operasyonlar düzenlenseydi, hükumet bunun bir komplo teorisi olduğunu iddia edebilir ve halkı buna inandırabilirdi, bu yolsuzluklarında üstünü örtebilirdi.

Operasyon neden yapıldı?

Daha öncesinde o kadar zayıf bir ülke vardı ki, dış politikada birilerine danışmadan karar vermeyen, büyüklerini dinleyen, kendi kaynaklarını başkaları tüketen, kırılgan bir ekonomimiz vardı. Ancak hükumet devletin bu tutumunu tamamen değiştirdi, artık kimseye biat etmeyen, adeta birinci sınıf ülke gibi konuşan bir ülke olduk. Burada dikkat çekmek istiyorum birinci sınıf ülke gibi! , geldiğimiz noktada Türkiye asla birinci sınıf bir ülke değildir, sadece hükumet bunu böyle görmekte, başbakan her yerde buna dem vurmakta, her yerde dünya lideri edasıyla dolaşmaktadır.

“İran’la doğalgazı kaldıracağız,  nükleer santral kuracağız, kendi enerjimizi üreteceğiz, komşu ülkelere liderlik edeceğiz, her yere vizesiz gireceğiz, tüm müslüman ülkelere liderlik edeceğiz vs… ” bu durumda bunların birçoğu kendini dev aynasında görmenin bir sonucu. Şu anda normalleşme sürecindeyiz, yıllarca ezilen, sömürülen Türkiye’nin normalleşme süreci…

Ama asla ve asla Erdoğan’ın dediği gibi bir lider ülke olmadık, ama olacağız… Olmadan, olmanın doğal sonucu olarak Erdoğan bu yapılandırmanın en büyük hedefi oldu ve maalesef ki bunu göremedi.

Şimdi yapılması gereken, bu krizi fırsata çevirmek. Tüm bu pislikleri temizlemek , devleti bu kamburdan kurtarmak.

Normalleştik, artık gelişme zamanı.

“Türkiye’yi sarsan Yolsuzluk,Rüşvet Operasyonu ve Etkileri” için 5 yorum

  1. Ustteki arkadaslara katiliyorum. Guzel bir yazi. Ama Turkiye, yazida bahsedildigi kadar gelismedi. Oyle olsa bu tur operasyonlari yapabilecek cesarette biri olamazdi. Muhalefetin de yapmis olabilecegini dusunmuyorum. Hem onlar bu koza ulassa Gezi’de kullanirlardi, hem de bu secim oncesi degil genel secim oncesi kullanirlardi diye dusunuyorum. Bence bu olaydan akp yara alir ama yine secimleri sirtlanir. Cunku halk, chp’nin de ne oldugunu biliyor.

  2. yazınız çok güzel olmuş, genel olarak katılmakla birlikte katılmadığım noktalar da mevcut. ama bu noktada hükümetin atacağı adımlar kendisine verilen desteğin devamı için çok ama çok önemli.

  3. Olayları objektif bir şekilde ortaya koyarak çok güzel bir değerlendirme çıkarmışsın, kalemine/klavyene sağlık ;)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.