Obezite

Son zamanlarda sık sık duyar olduk kimin şişman, kimin obez sandığını kendisini,hatta kimin şişmanlığı hakaret kabul edip kendisine ‘fazla kilolu’ dediğini.Dilimizin esnekliği insanımızın genlerine işledi demekten öte değil aslında bunlar zira “ahlaksız” demeyip “yaptığınız etik değil” demenin,”katil” demeyip “trafik canavarı” demenin naif haklılığını kabullenir insanlar.

Vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan hastalığa obezite denir.Obezite günümüzde endüstrileşmiş ülkelerde nüfusun 1/3’ü kadardır ve ülkemizde de son yapılan araştırmalarda toplumuzun %30’nun obez olduğu saptanmıştır.

Obezite iki tiptir;

1-Hiperplastik tip;Çocukta görülen ve yağ hücrelerinin sayısının artmasıyla karakterize tiptir.


2-Hipertrofik tip;erişkinde görülen ve yağ hücrelerinin hacminin fazlalığı ile karakterize tiptir.

Yağ hücrelerinin dağılımına göre erişkin obezitesini ikiye ayırabiliriz;

.:.elma(android) tip;erkek tipi obezite olup yağın gövdede,karın çevresinde birikmesidir.

.:.armut(jinoid) tip;kadın tipi obezite olup yağın ekstremite,kalça ve basen bölgesinde birikmesidir.

Obezite tanısında kullanılan farklı yöntemler vardır;vücut kitle indeksi(BMI),bel-kalça oranı,normal kilo hesaplanması,cilt kalınlığı…

Vücut kitle indeksi ; ağırlık(kg) / boy2(metre) olarak hesaplanır.20-24.9 arası değerler normal kabul edilirken, 25-29.9 arası değerler tombul(toplu), 30-39.9 arası değerler obez, >40 olduğu değerler morbid obez olarak kabul edilir.

Bel kalça oranı ; kadınlarda 0.8 , erkeklerde 1.0 olmalıdır.Üzerinde olması durumları obezite olarak tanımlanır.

Normal kilo hesaplanması ; boyun her 1.5 metresi için erkekte 50 , kadında 45 kg verdikten sonra , boyun her 5cm için erkekte 5.5 , kadında 4,5 kg eklenmesi ile hesaplanır.[örneğin; boyu 1.70 olan bir bayanda,boyunun 1.5mertesi için 45 kg verdikten sonra, kalan 20cm’nin her 5cm’i için 4.5 kg eklersek= 45+ (4×4.5)=63kg olmalıdır.]Bu değerin üzerine %20’sinden fazla eklenmesi obezite olarak kabul edilir.

İnsanlarda obezite sıklıkla familiyaldir,bunun en önde gelen sebebi ailece benimsenen yeme alışkanlığıdır.Psikolojik faktörlerin de obezitede önemli rolü vardır.Aşırı yeme ve yedirme doyurulmamış emosyonel ihtiyaçların doyurulması biçiminde ortaya çıkabildiği gibi strese yanıt olarak da görülebilir.Ayrıca bazı endokrin hastalıkların(miksödem,cushing sendromu,diabetis mellitus,polikistik over sendromu…vb.) da obeziteye seconder etki yarattıkları unutulmamalıdır.

Sevgili arkadaşlarım; obezitenin hipertansiyondan varise,solunum yetmezliğinden şeker hastalığına,uyku bozukluklarından psikolojik değişikliklere ve hatta kansere sebebiyet verdiğini unutmadan ve obezitenin bir hastalık olduğunu bilerek sağlıklı yaşamak için;kendinize ve vücudunuza iyi bakın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.