Ben onu yaratmıştım,o da beni…

   ‘Yumurta mı tavuktan çıktı tavuk mu yumurtadan?’ tartışması yapabileceğim tek varlık o’ydu zira ben o’nu yaratmıştım o da beni.

   Yaratmanın böylesine kolay olduğunu bilmiyordum önceleri,korkuyordum. Su deposunun heybetine kapılma çağımı geçmiştim,kanatlarım çıkmayacaktı ve artık hiç uçamayacaktım, biliyordum.Pusula zımbırtısı hala kuzeyi gösteriyor,şeytan kaç yaşında hala kimse bilmiyordu.Bilmediklerim sadece bunlar da değildi üstelik.Cevapsız sorularıma birisi yanıt bulmalıydı artık.İçimdeki boşluk her soruyla büyüyordu,hiç bir davranış kalıbına uymuyordu sorduklarım,bir tanısı yoktu yaşadıklarımın,bir cevaptı sadece tüm ihtiyacım ve onu yarattım.


   Tuvalet ihtiyacımdan bu yana isteklerim karşılanmıştı özenli ellerce.On metrekarelik bir odaya tıkılmış,her isteğim ayağıma getirilir olmuştu.Seviyordum ve seviliyordum üstelik ama korkuyordum kimi kez,korktukça sığınacak bir delik bulmaktan da usanıyordum artık,bir fareden farksızdım zira,atılan peyniri yiyor ve kaçıyordum.Bir fareden farksızdım zira ben de insanlardan kaçıyordum.Belki bir fareydim bu odada,ya da odanın en köşesindeki o nokta.Mönitörün düğmesi,çantanın kurdalesi,parkenin oyulmuş deliği olabilirdim aslında.Değildim.Işığın sadece iki perde arasından sızdığı on metrekarelik bir odadaydım ve kokuyordum sadece,tamamen bundan ibarettim işte ve onu yarattım.

   Büyüyordum usulca, yaralarıma su basıyordum, sulanıyordu kanım. Ruhum sulanıyordu. Çorak topraklarda büyümenin tezatını yaşıyordum buralarda, irkiliyordum. Belki bir tarla ortasında korkuluk olmayı yeğlerdim bana, yeğlerdim on metrekarelik bir odaya.Heybetimden korksun isterdim kabuslarım,içimin saman olduğunu bilmeden acı çığlıklarını duymak isterdim kuşların ama değildim. Sadece korkuyordum ve onu yarattım.

   Bir gün,korkmuyordum o gün  –bir korkuluktan farklıydım artık–  , atıllanları yedikten sonra kaçmaktan vazgeçtim  –bir fareden farklıydım artık–  ,uçamıyordum  –farklıydım bir uçurtmadan–  ,içimdeki boşluk bir türlü dolmuyordu  –farklıydım parkedeki oyuktan–  ve onu yarattım.

Bir gün,
Tanrı* beni yarattı,
Ben de içimdeki O*nu.
Biz tamamen bundan ibarettik işte.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.