Mucize Yulaf Ezmesi Diyeti Nasıl Yapılır?Yulafın Faydaları

Yulaf ezmesi diyeti nedir?

Doğal ürünlerin sayesinde kilo vermeye çalışan bütün bireylerin en çok kullandığı ürünlerden biri de yulaf ezmesidir. Yulaf ezmesi, doğal içeriği sayesinde hem çabuk kilo verdirmeye yardımcı bir besin ögesidir hem de bileşiğinde yer alan enzimler ve vitaminler sayesinde birden fazla sağlık problemi için pozitif etkiler yaratabilmektedir. Içeriğinde yer alan lif yapısı,yulaf ezmesi besin olarak vücuda alındıktan sonra midede jelimsi bir kıvama bürünerek midenin içerisinde normal besinlerden daha uzunca süreçlerde kalır ve böylece daha uzunca saatlerde tok kalmanıza yardımcı olur. Tokluk hissinin haricinde vücudun ihtiyaç duyduğu şekeri denetleme özelliği de bulunmaktadır. Bu özelliği vücudun kan şekerini dengeleyebilmesinden meydana gelmektedir. Kan şekerinin dengelenmesi ve tokluk hissinin oluşturulması da doğal olarak kilo kaybına teşvik olarak nitelendirilebilir. Bunların dışında kolesterol problemi meydana gelen kişilerin yulaf ezmesi tüketmesi; vücuduna bol miktarda tuz, lif, lipid, vitamin ve bitkisel protein almasına böylece kolesterol problemlerinin çözülmesine yardımcı olmada etkilidir. Yulaf ezmesinin değerli bir besin kaynağı olarak kullanılması Vikingler’e, Çinliler’e ve Antik Romalılar’a kadar dayanmaktadır. Bu topluluklar o dönemlerde yulaf ezmesini hem daha dayanıklı beden koşullarına sahip olmak için hem de fiziksel olarak daha kuvvetli olmak için kullanmaktaydılar.

Mucize Yulaf Ezmesi Diyeti Nasıl Yapılır?Yulafın Faydaları

Günümüzde çoğu diyet planlamasında yulaf kepeğine yer verilmektedir. Belirli oranlarda verilmese de mutlaka yulaf ezmesi tüketilmesi, kilo verilme çabası için büyük rahatlık oluşturmakta ve bünyeyi tok tuttuğu için daha az beslenerek daha çabuk kilo vermeye yardımcı olmaktadır. Yulaf ezmesini isterseniz balla karıştırarak, isterseniz bir kase yoğurdun içine ekleyerek, isterseniz de suyla pişirdikten sonra üzerine çilek, kivi, şeftali, muz, orman meyvesi ya da portakal gibi birçok meyve ekleyerek sütle karıştırıp lezzetli bir tatlı çeşidine dönüştürerek tüketebilirsiniz. Ancak her diyet listesinde ve üründe mutlaka bahsedildiği gibi, yulaf kepeğini de kontrolsüzce çok fazla kilolardan kurtulmak adına çok tüketmek uyumlu bir durum değildir. İstenmeyen sağlık problemlerinin önüne geçmek ve vücudunuzun kaldırabileceği oranlarda kilo verimine dayanak olmak adına mutlaka bir diyetisyen hekime danışarak bu ürünü tüketmeniz çok daha faydalı olacaktır. Sağlığımızı güvence altına aldığımız sürece yulaf ezmesi desteğiyle kilo vermemiz çok daha mantıklı bir durumdur.

Yulaf ezmesi diyeti listesi

Birazdan vereceğimiz diyet listesi, 5 gündelik diyetle birlikte yulaf ezmesini nasıl kullanabileceğimiz ile ilgili bilgiler içermektedir. En doğru kullanımını bir diyetisyenden öğrenmeniz öneri edilir.

bir.Gün

Kahvaltı : Yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, 1/2 bardak miktarında yağsız süt, yarım çay kaşığı miktarında tarçın, bir yemek kaşığı miktarında kuru üzüm, tercihe göre çay ya da kahve (şekersiz)

Ara Öğün : bir çay kaşığı miktarında yaban mersini

Öğle : Yarım kase miktarında yağsız yoğurt ve yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi

Ara öğün : bir adet havuç ya da bir adet salatalık

Akşam : bir kase miktarında salata, 100 gr miktarında yağsız tavuk göğsü eti, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi

2.Gün

Kahvaltı : Yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, yarım su bardağı miktarında süt, yarım çay kaşığı miktarında tarçın ve şekersiz çay

Ara öğün : bir adet elma (kırmızı ya da yeşil)

Öğle : Yarım fincan miktarında az yağlı yoğurt, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, bir fincan miktarında çilek

Ara öğün : bir avuç miktarında badem

Akşam : bir fincan miktarında brokoli, 4 adet yağsız ızgarada yapılmış balık, bir su bardağı miktarında yabani pirinç pilavı

3.GÜN

Kahvaltı : Yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, yarım su bardağı miktarında yağsız süt ve bir adet muz

Ara öğün : 2 adet kivi

Öğle : Yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi ve 3 adet ceviz

Ara öğün : bir adet elma

Akşam : 150 gr miktarında yağsız hindi eti, bir fincan miktarında pişirilmiş kabak ve bir dilim tam buğday ekmeği

4.GÜN

Kahvaltı : Yarım su bardağı miktarında yağsız yoğurt, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi ve bir bardak miktarında yaban mersini

Ara öğün : bir avuç miktarında badem

Öğle : Yarım su bardağı miktarında yağsız süt, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, bir tatlı kaşığı miktarında tarçın ve yarım fincan miktarında kuru kızılcık

Ara öğün : bir adet muz

Akşam : bir kase miktarında çoban salata, 150 gramlık bonfile (yağsız olacak) ve istediğiniz bir meyve

5.Gün

Kahvaltı : Yarım bardak yağsız süt, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, yarım su bardağı miktarında kuru erik ve kuru üzüm, şekersiz kahve ya da çay

Ara öğün : bir adet elma

Öğle : 3 adet ceviz, yarım su bardağı miktarında yulaf ezmesi, yarım su bardağı miktarında diyet yoğurt

Ara öğün : bir yemek kaşığı miktarında fındık

Akşam : bir kase miktarında çorba (tavuk suyu olması tercih edilir), 3 yemek kaşığı karışık sebze yemeği

Yenilenemez Enerji Kaynakları Nelerdir, Hakkında Bilgiler?

Aslında tabiatta yenilenemeyen enerji türü yoktur ancak bazı enerji kaynakları meydana gelişlerinin bir sebebi olarak yenilenmeleri bir sürü uzunca süreler almaktadır. Bu nedenledir ki bunlar, yenilenemez enerji kaynakları olarak adlandırılmıştır. Doğalgaz, kömür, petrol ve bor yenilenemez enerji kaynaklarıdır.

Günümüzde yenilenemez enerji kaynaklarının kullanım oranı %95’in üzerindedir. Bu nedene önümüzdeki 50 yil içinde doğalgaz ve petrol gibi en yaygın kullanılan fosil enerji kaynaklarının tükeneceği öngörülmektedir. Toplam enerji kullanımında %5 gibi düşük seviyelerde kalan güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları ise, gün geçtikçe daha çok kullanılmaktadır. Fosil yakıtların tükenmesiyle yenilenebilir kaynaklara yönelineceği aşikardır.

Yenilenemez enerji kaynaklarının en büyük zararı ise çevre üzerinde görülmektedir. Çevreyi alabildiğine kirleten bu kaynaklar nedeniyle önümüzdeki 50 yil içinde kendileri tükenmeden dünyamızı tüketebilirler. Çünkü sera gazı salınımı ile küresel ısınma günden güne daha tehlikeli bir hal almakta. Durum böyle olunca bundan 20 yil sonra bile dünyanın ne şekilde bir iklime sahip olacağını kestiremiyoruz.

Çevreyi korumak adına insanların bilinçlenip bir an öncesinde doğal enerji kaynakları üzerine yoğunlaşması gerekmektedir. Özellikle otomotiv piyasasının kapalı bir kutu gibi üslup sergilemesi ve yeniliklere açık olmaması insanları endişelendiriyor. Oysaki büyük üreticilerin tümü bir kısım üretimini elektrikli ve hidrojen ile çalışan araçlara yönlendirse ve ar-ge çalışmalarına hız verse, bir sürü daha temiz bir gelecek bizleri bekliyor olabilirdi.

Karbon bazlı olan bu fosil yakıtlara biraz daha yakından bakalım:

Yenilenemez Enerji Kaynakları Nelerdir, Hakkında Bilgiler?

Doğalgaz: Dünyada ısınmada %75 gibi bir oranla en bir sürü kullanılan yakıt türüdür. Dünyanın toplam enerji tüketiminin ise, %22’sini karşılamaktadır. Bir Sürü eski tarihlerden beri kullanılmaktadır. Ülkemizde kullanılan doğalgazın tamamına yakının komşu ülkelerimizden temin etmekteyiz.

Kömür: Yeraltında bulunan sertleşmiş hayvan fosillerinin meydana getirdiği kolayca yanabilen siyahımsı bir maddedir. Ülkemizde en bir sürü bulunan kömür türü linyit olup, yaygın şekilde kullanılmaktadır. Taşkömürü ise, Zonguldak, Ereğli ve Amasra bölgelerindeki kömür yataklarından çıkartılır. Buradaki madenlerde çıkartılan taşkömürleri yüksek kalori vermeleri ve pahalı olmaları nedeniyle daha bir sürü demir-çelik sanayilerinde kullanılmaktadır.

Petrol: Türkiye’de fazla petrol yatağı bulunmadığından %90’ına yakınınn ithal ederiz. Türkiye’de bulunan petrol yataklarının ise % 98’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılan petrolümüzün tamamı ve ve ithal edilen petrolümüz, İzmir’deki Aliağa, Mersin’deki Ataş, İzmit’teki İpraş ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Bor: Dünyadaki bor rezervinin %70’i sadece Türkiye’de ege bölgesinde bulunmaktadır. Kalan borun tamamına yakını yani %30’luk kısmı ise ABD’de bulunmaktadır. Türkiye’de borun bulunduğu yerler Balıkesir (Bigadiç, Sandıklı, Susurluk), Eskişehir (Seyitgazi), Kütahya (Emet) ve Bursa’dır.

İdrar Rengi ve Anlamları

İdrar rengi genellikle vücuttaki bir sorunun göstergesidir. Renk çok şeyin önemli bir göstergesi olabilmektedir. Tıpta, çoğunlukla normalden sapma herhangi bir renk değişikliği ile kliniğe yansır. Mesela sarılıkta deri, göz ve mukozalar sarı renk alır. Bu nedenle normal yapılarda ve salgılarda herhangi bir değişiklik saptamak için dikkatli olmalıyız ve idrar da bunun bir parçasıdır. İdrarda renk değişimi altta yatan hastalık ve bozuklukların önemli bir göstergesi olabilmektedir. Bu nedenle idrar rengi, bir hastalığın mümkün olan en erken süreçte belirlenmesinde yardımcı olabilecek çok önemli bir işarettir.

Böbrekler idrar üretiminden sorumlu organlardır. Böbrekler sürekli kanın filtre edilmesini sağlarlar. Böbrekler kanı filtre ederken su, şeker, amino asitler, vitaminler ve diğer hayati maddelerin kan dolaşımına geri dönmesini sağlar. Bu sürekli filtrasyonun sonunda üre, ürik asit, kreatinin, hormon atıkları ve toksinler gibi atık maddelerin idrara geçip atılmasını sağlarlar. Normal idrar soluk sarı renktedir ve bu renk ürokrom adı verilen bir maddeden kaynaklanmaktadır. Böbrek hastalıklarında bu filtrasyon ve idrarın seçici geri emiliminin aşamalarında bir hata olduğunda, idrarın bu soluk rengi bazen değişir. Bu bozukluklara bağlı olarak kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri, proteinler ve boyalar gibi maddeler idrara geçebilir. Bunlar da idrar renginde değişimlere neden olur. Bu renk değişiklikleri tanı koymada önemlidir.

-Parlak sarı veya neon sarı idrar:
Vitamin takviyeleri tüketimi, özellikle suda çözünebilen riboflavin veya B2 vitamini içerenler idrar rengini parlak sarıya döndürür. Kendi doğal rengi de sarı olan riboflavinin aşırı alınması idrar rengini değiştirir. Vitaminler ne kadar sağlıklı olsa da aşırı vitamin alımı hipervitaminozis riski taşır.

-Koyu sarı veya altın rengi idrar:

Çok koyu ve konsantre idrar vücudun susuz kaldığını gösterir. Bununla Birlikte çok fazla laksatif alındığının ya da B vitamini kompleksleri içeren besin takviyeleri alındığının bir işareti olabilmektedir.

-Pembe veya kırmızı idrar:

Pembe veya kırmızı idrar korkutucu görünebilir ancak bir takım durumlarda değildir. Pancar, böğürtlen gibi besinlerin aşırı tüketiminden sonra görülmesi normaldir. Antibiyotikler ve laksatifler, idrarda kırmızı bir renk tonuna neden olabilen ilaçlardır. Ancak çok önemli diğer bir sebep de idrarda kan varlığıdır. Bu kan idrar yolu enfeksiyonları, benign prostat hiperplazisi, iyi veya kötü huylu tümörlerin bir sonucu olabilmektedir. Kırmızı idrar böbreklerde taş ve kist oluşumunun bir göstergesi de olabilmektedir.

-Çok açık renk idrar:

İdrar Rengi ve Anlamları

Çok açık renk idrar, aşırı sıvı tüketiminin işaretidir. Ancak hepatit veya karaciğer sirozu gibi herhangi bir karaciğer hastalığında, diabetes insipidus veya diabetes mellitus’da da açık renk idrar nedeni olabilmektedir. Bunun yanı sıra çok açık renk idrar gebelik sırasında da gözlenen idrar rengidir.

-Turuncu idrar:

Çoğu durumda susuzluk, idrarın aşırı konsantre edilmesine sebep olup turuncu gözükmesini sağlayabilir. Bu durumun suçlusu rifampin, doksorubisin, warfarin, kemoterapide kullanılan ilaçlar ve laksatifler gibi bir takım ilaçların tüketimi de olabilmektedir. B kompleks vitaminleri ve havuç suyu da turuncu renkli idrardan sorumlu olabilmektedir.

-Mavi veya yeşil renkli idrar:

Metilen mavisi içeren bir takım ilaçlar haricinde boya içeren gıdalar veya tıbbi testlerde kullanılan boyalar normal olarak mavi veya koyu yeşil idrara neden olabilmektedir. Nadir durumlarda bu tür bir idrar, “mavi bebek bezi sendromu” olarak bilinen bir durumun belirtisi olabilmektedir. Daha çok bebek bezinde mavi idrar olan bebeklerde görüldüğünden bu ismi almıştır. Aynı zamanda Pseudomonas bakterilerinin neden olduğu idrar yolu enfeksiyonu olan kişilerde yeşil renkli idrar görülebilir.

-Koyu mor idrar:

Porfiri sinir sistemi ve/veya cildi etkileyen nadir bir tıbbi durumdur. Porfirinler denilen vücut kimyasallarının salgılandığı genetik bir hastalıktır. Bu hastalığın birçok belirtisinden biri de koyu mor idrardır.

Artık idrar renkleri ve ne anlama geldiklerini bildiğimize göre ve bu belirtiler tanı koymada ne kadar önemli ve anlamlı olsa da, gerçek tanı için sadece idrar rengine güvenemeyiz. Son tanı laboratuvar testlerine bakılarak konmalıdır. Mesela idrarda protein bakmak için mikroskobik idrar incelemesi yapmak. İdrar rengi tanı koymayı sağlamasa da tanıya giden yolda önemli bir basamaktır.

Maydanozun Faydaları Nelerdir?

Maydanoz; yaklaşık 2.000 yıldır yetiştirilen ve insanlar aracılığıyla kullanılan bir bitkidir. Çalışmalar bu bitkinin tıbbi özellikleri nedeniyle orta çağdan beri popüler olarak kullanıldığını gösteriyor. Kelimenin kökeni Yunancadan gelmektedir. Eski Yunanlılar aracılığıyla kutsal kabul edildiğinden ve bununla birlikte iyileştirici özellikleri olduğunu bildikleri için bu bitkinin, mezarları süslemek için kullanıldığı düşünülmektedir. Maydanozu yemekleri süslemek için ilk kullanan Romalılar oldu. Ancak son zamanlarda birçok toplumda maydanoz bir garnitür olarak görülüp kullanıldıktan sonra atılmaktadır. Bunun sebebi birçok kişinin maydanozun besin değerlerinden ve sağlığa yararlarından habersiz olmasıdır.

Maydanozun Faydaları Nelerdir?

Birçok maydanoz çeşidi olmasına rağmen bunların arasında 2 türü en popüler olanlarıdır. Bunlar düz yapraklı ve kıvırcık yapraklı tipleridir. Düz yapraklı maydanozlar daha kıvrımsız, sivridir ve bunlara İtalyan maydanozu da denir. Bu çeşitlerin sıhhat faydaları da iyi bilinir ve tıbbi amaçlar için çok yaygın olarak kullanılır. Orta ve Doğu Avrupa mutfağında kullanılan daha bir çok çeşidi vardır. “Hamburg Maydanozu” olarak bilinen bir türünün büyük, beyaz şalgam benzeri bir kökü ve uzunca boylu, eğrelti benzeri yaprakları vardır. Hamburg maydanozunun kökü çorbalarda ve salatalarda kullanılabilir, yapraklarının ise kereviz benzeri bir tadı vardır. Tüm bu çeşitler arasında, İtalyan maydanozu çok daha kuvvetli bir lezzete sahiptir ve daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Besin Değerleri:

K vitamini, A vitamini, beta karoten, C vitamini, demir ve folat bakımından çok zengin bir kaynaktır. Bunların dışında diğer vitamin ve mineralleri yüksek miktarda içerir ve bununla birlikte kalorisi çok düşüktür. Maydanoz myristicin, limonen, öjenol, alfa-tuyen gibi uçucu yağ bileşikleri içerir. Apiin, apigenin, crisoeriol ve luteolin’in gibi flavonoidler de bu bitkide mevcuttur. Bu bileşikler önümüzdeki birkaç paragrafta ele alınacak eşsiz sıhhat yararlarını bizlere sunar.

Sağlık Faydaları:

Çorbalar, et yemekleri ve daha bir çok yemeği süslenmesinin haricinde içerdiği sayısız besin maddeleriyle sağlığa bir çok faydası vardır. Maydanoz çayı farklı sıhhat sıkıntıları için bir çare olarak kullanılmaktadır. Bu bitki şişkinlik, hazımsızlık ve adet bozukluklarını tedavi etmek için, Antik Yunan ve Ayurveda tıbbında kullanılmıştır. Bilhassa yapraklar, kökler ve tohumlar olmak üzere bu bitkinin neredeyse tüm parçaları tıbbi amaçlar için kullanılır. Bununla Birlikte çoğunlukla tıbbi amaçlı kullanılanın İtalyan maydanozu olduğu gözlenmiştir.

-Kalp damar sağlığına iyi gelen folat içerir. Folat homosisteini (yüksek düzeylerde kan damarlarına zarar verebilen tehlikeli bir molekül) zararsız moleküller haline dönüştürerek, felç ve kalp krizi riskini azaltmak için yararlıdır.

-Maydanozun düzenli tüketimi kan basıncını düşürmek için yararlıdır ve yüksek tansiyona bağlı olabilecek hastalıkların riskini azaltır.

-Maydanozun en önemli yararlarından biri de sağlıklı böbrek fonksiyonlarını sağlamasıdır. Fazla su ve tuzun atılmasını sağlar. Bu bitki bununla birlikte mesanenin güçlendirilmesi ve böbrek taşlarının önlenmesi için iyidir.

-Damarlarındaki yapışkan kalıntıların erimesini sağladığı böylelikle kan damarlarının temizliği için iyi olduğu söyleniyor. Maydanoz bununla birlikte kan damarlarının esnekliğini sağlamak için de iyidir.

-Maydanozdaki yüksek C vitamini seviyeleri osteoartrit ve enflamatuar poliartrit gibi romatoid artrit çeşitlerinin oluşmasını engeller.

-Cinsel fonksiyonların artırılması da maydanozun sıhhat yararlarından biridir. Bununla Birlikte adet sorunlarını tedavi etmek için bir bitkisel ilaç olarak yaygın bir şekilde kullanılır.

-Uygun hücre bölünmesinde folat önemli bir rol oynadığı için bu bitkinin tüketimi, tümörlerin önlenmesi için de yararlıdır. Bilhassa kolon ve serviks kanserine neden olan anormal ve hızlı hücre bölünmesini önler. Maydanozda bulunan antioksidanlar ve flavonoidler de tümör ve kanserin gelişiminin önlenmesinde yararlıdır.

-Maydonoz içerdiği yüksek klorofil içeriği sayesinde nefesin tazelenmesini sağlar ve kötü ağız kokusunun önlenmesine yardımcı olur.

-Ayrıca sağırlık, kulak enfeksiyonları, çürükler, sindirim sorunları, kansızlık, ishal, safra taşı, gut, böcek ısırıkları, karaciğer tıkanıklığı, dişlerin güçlendirilmesini sağlar ve bununla birlikte kilo vermede çok etkilidir.

Kurutulmuş hali bile farklı sıhhat sorunlarını tedavi etmek için kullanılabilir. Kuru maydanoz bilhassa mide-bağırsak bozukluklarını ve üriner sistem enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılır. Tüm bu yararlarını düşündüğünüzde maydanoz mucize bir bitkidir. Bundan Sonra sadece yemekleri süslemek için değil sağlığınız için de maydanoz tüketmeyi unutmayın!

Ballı Yeşil Çay Nedir, Faydaları Nelerdir?

Ballı Yeşil Çay Nedir?

Siyah çay ve yeşil çay aynı bitkiden üretilmektedir. Fakat siyah çay oksidasyona maruz kalmaktadır ve bu oksidasyon bitkinin yapısını bozmaktadır. Fakat siyah çayın ve yeşil çayın içerisindeki kafein ölçüsü aynıdır. Antioksidan çevre koşullarından ya da vücudun normal bolik faaliyetleri sırasında oluşabilir. Örneğin hava kirliliği, güneş ışınları ve stresten dolayı oluşabilir. Bu yüzden beden erken yaşlanabilir ve kanser riski artar. Bu yüzden yeşil çay vücudunuzu korumada önemli bir faktördür.

Ballı Yeşil Çayın Faydaları

Yeşil çay güzellik için sık sık kullanılmaktadır. Ballı yeşil çay cildin gençleşmesini, pürüzsüz görünmesini sağlar.

Ballı Yeşil Çay Solüsyonu

Ballı yeşil çay solüsyonunu hazırlarken az miktarlarda kullanın ki bayatlamasın. bir fincan yeşil çayı bir litre kaynamış suda demleyin. Ardından içine bir çay kaşığı bal katın. Soğuyunca pamuk yardımıyla yüzünüze sürün ve yarım saat bekleyip yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

Ağız Bakımı İçin Ballı Yeşil Çay

Ballı yeşil çayın yararları içinde ağız bakımına iyi gelmesi de vardır. Ballı yeşil çay solüsyonuyla gargara yapın.

Ayaklar İçin Ballı Yeşil Çay

Ayak mantarlarından korunmak için ya da kurtulmak için ballı yeşil çaydan yararlanabilirsiniz. Ayaklarınızı ıslatın ve solüsyonu ayaklarınıza sürüp ayaklarınızı dinlendirin. Saatlerce yorgun düşmüş ayaklarınız bu sayede dinlenecektir.

Ergenlik Sivilceleri İçin

Ballı yeşil çayın yararları arasında ergenlik sivilcelerine de iyi gelmesi yer alır. bir poşet yeşil çayı, bir ampul C vitaminini ve bir kahve fincanı balı robotta çekip krem haline getirin. Ardından kremi göz çevresi haricindeki bütün yüzünüze daire şeklinde masaj yaparak sürün. Yarım saat bekledikten sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın. Ardından havluyu yüzünüze bastırmadan yüzünüzü kurulayın. Havluyu yüzünüze bastırmamaya dikkat ediniz. Çünkü yüzünüz yara olabilir.

Yeşil çayın içerisinde kafein yer almaktadır. Kafein yeşil çayı tüketen insanlarda uykusuzluk yapmaktadır. Fakat bazı hasta olanların kafein alması doktorları tarafından yasaklanmıştır. Çünkü bu hastalara kafein zarar vermektedir. Yeşil çaydaki kafeini azaltmak için ise ilk demlendiği zaman 30 saniye beklenilmelidir ve o dem dökülüp çay bir daha demlenmelidir.